• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Lokmân  suresi ❭
  • Lokmân  32❭
  • Lokmân Suresi 32. Ayet Meali


    وَإِذَا غَشِيَهُم مَّوْجٌ كَٱلظُّلَلِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ فَمِنْهُم مُّقْتَصِدٌ ۚ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا كُلُّ خَتَّارٍ كَفُورٍ
    Ve izâ gaşiyehum mevcun kez zuleli deavûllâhe muhlisîne lehud dîn(dîne), fe lemmâ neccâhum ilel berri fe minhum muktesıd(muktesidun), ve mâ yechadu bi âyâtinâ illâ kullu hattârin kefûr(kefûrin).
    Onları, (denizde) bir dalga gölgelikler gibi kapladığında, dini Allah’a has kılarak O’na yalvarırlar. Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı orta yolu tutar. Bizim âyetlerimizi ise ancak son derece kaypak, son derece nankör olanlar inkâr eder.

      Türkçesi

      Kökü

      Arapçası

    • ve zaman
    • وَإِذَا
    • onları sardığı
    • غ ش و
    • غَشِيَهُمْ
    • dalga(lar)
    • م و ج
    • مَوْجٌ
    • gölgeler gibi
    • ظ ل ل
    • كَالظُّلَلِ
    • yalvarırlar
    • د ع و
    • دَعَوُا
    • Allah’a
    • اللَّهَ
    • yalnız has kılarak
    • خ ل ص
    • مُخْلِصِينَ
    • O’na
    • لَهُ
    • dini
    • د ي ن
    • الدِّينَ
    • fakat o zaman
    • فَلَمَّا
    • onları kurtarınca
    • ن ج و
    • نَجَّاهُمْ
    • إِلَى
    • karaya çıkarıp
    • ب ر ر
    • الْبَرِّ
    • içlerinden bir kısmı
    • فَمِنْهُمْ
    • orta yolu tutar
    • ق ص د
    • مُقْتَصِدٌ
    • zaten
    • وَمَا
    • inkar etmez
    • ج ح د
    • يَجْحَدُ
    • bizim ayetlerimizi
    • ا ي ي
    • بِايَاتِنَا
    • başkası
    • إِلَّا
    • her
    • ك ل ل
    • كُلُّ
    • gaddarlardan
    • خ ت ر
    • خَتَّارٍ
    • inkarcıdan
    • ك ف ر
    • كَفُورٍ
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Onları, (denizde) bir dalga gölgelikler gibi kapladığında, dini Allah’a has kılarak O’na yalvarırlar. Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı orta yolu tutar. Bizim âyetlerimizi ise ancak son derece kaypak, son derece nankör olanlar inkâr eder.
  • Diyanet Vakfı: Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dini tamamen Allah´a has kılarak (ihlâsla) O´na yalvarırlar. Allah onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Zaten bizim âyetlerimizi, ancak nankör hâinler bilerek inkâr eder.
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Onlari kara bulutlar gibi bir dalga sardigi zaman, dini yalniz kendisine has kilarak Allah´a yalvarirlar. Onlari kurtarip karaya çikardigi zaman ise içlerinden dogru giden de bulunur. Bizim âyetlerimizi öyle nankör gaddarlardan baskasi inkâr etmez.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Onları kara bulutlar gibi bir dalga sardığı zaman, dini yalnız kendisine has kılarak Allah´a yalvarırlar. Sonra karaya çıkardığı zaman içlerinden doğru giden de bulunur. Bizim ayetlerimize ancak gaddar, nankör olanlar çıfıtlık eder.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Onları kara bulutlar gibi bir dalga sardığı zaman, dini yalnız kendisine has kılarak Allah´a yalvarırlar. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise içlerinden doğru giden de bulunur. Bizim âyetlerimizi öyle nankör gaddarlardan başkası inkâr etmez.
  • Ali Fikri Yavuz: O kâfirleri, kara bulutlar gibi dalga sardığı vakit, dini Allah’a halis kılarak (tam bir ihlâs ile) O’na yalvarırlar, dua ederler. Vakta ki, (Allah denizden) onları karaya çıkarır, içlerinden doğru giden de bulunur, (diğerleri ise, eski küfürlerine devam eder). Ayetlerimizi ancak gaddar, nankör olanlar inkâr eder.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Ve kara bulutlar gibi dalga sardığı vakıt onları dini Allaha hâlis kılarak yalvarırlar, sonra karaya çıkarıldığı vakıt içlerinden doğru giden de bulunur ve bizim âyetlerimize ancak gaddar, nankör olanlar çıfıtlık eder
  • Fizilal-il Kuran: Dağlar gibi dalgalar insanları kuşattığı zaman dini yalnız Allah´a has kılarak O´na yalvarırlar. Allah onları karaya çıkarıp kurtardığı zaman, içlerinden bir kısmı gevşeme gösterirler. Zaten bizim ayetlerimizi nankör gaddarlardan başkası inkâr etmez.
  • Hasan Basri Çantay: Onları altında gölgeler yapan (dağlar) gibi dalga sardığı vakit dîn (i) yalınız Kendisine (Ya´nî Allaha) tahsıys etmek suretiyle (ve haalis ve) muhlis (insan) lar olarak Allahı çağırırlar. Sonra (Allah) onları selâmetle karaya çıkardığı zaman içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Âyetlerimizi gaddar, nankör olan (lar) ın her birinden başkası bilerek inkâr etmez.
  • İbni Kesir: Onları dağlar gibi dalgalar sardığı vakit; dini yalnız Allah´a tahsis ederek O´na yalvarırlar. Onları karaya çıkararak kurtardığı zaman da; içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Ayetlerimizi gaddar ve nankör olanın dışında başkası bilerek inkar etmez.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Ve onları kara bulutlar gibi dalgalar sardığı zaman, onlar Allah´a dini ona tahsis ediciler olarak yalvarmaya başlamış olurlar. Sonra onları karaya selâmetle çıkardığı zaman onlardan mutedil olan vardır ve Bizim âyetlerimizi ise pek çok gaddar ve pek nankör olandan başkası inkar etmez.
  • Tefhim-ul Kuran: Onları kara gölgeler gibi dalgalar sarıverdiği zaman, dini yalnızca O´na ´halis kılan gönülden bağlılar´ olarak Allah´a yalvarıp yakarırlar (dua ederler). Böylece onları karaya çıkarıp kurtarınca, artık onlardan bir kısmı orta yolu tutuyor. Bizim ayetlerimizi gaddar, nankör olandan başkası inkâr etmez.
  • Kuran Yolu: Onları kara gölgeler gibi dalgalar sarıverdiği zaman, dini yalnızca O´na ´halis kılan gönülden bağlılar´ olarak Allah´a yalvarıp yakarırlar (dua ederler). Böylece onları karaya çıkarıp kurtarınca, artık onlardan bir kısmı orta yolu tutuyor. Bizim ayetlerimizi gaddar, nankör olandan başkası inkâr etmez.
  • Kuran Yolu Tefsiri:
  • Sistemli Evden Eve Taşımacılık

    Taşınmayı Çile Olmaktan Çıkarıyoruz.

    antepevdenevetasimacilik.com
    Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat