• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Nisâ  suresi ❭
  • Nisâ  13❭
  • Nisâ Suresi 13. Ayet Meali


    تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا ۚ وَذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

      Türkçesi

      Kökü

      Arapçası

    • bunlar
    • تِلْكَ
    • sınırlarıdır
    • ح د د
    • حُدُودُ
    • Allah’ın
    • اللَّهِ
    • kim
    • وَمَنْ
    • ita’at ederse
    • ط و ع
    • يُطِعِ
    • Allah’a
    • اللَّهَ
    • ve Elçisine
    • ر س ل
    • وَرَسُولَهُ
    • (Allah onu) sokar
    • د خ ل
    • يُدْخِلْهُ
    • cennetlere
    • ج ن ن
    • جَنَّاتٍ
    • akan
    • ج ر ي
    • تَجْرِي
    • مِنْ
    • altlarından
    • ت ح ت
    • تَحْتِهَا
    • ırmaklar
    • ن ه ر
    • الْأَنْهَارُ
    • sürekli kalacakları
    • خ ل د
    • خَالِدِينَ
    • içinde
    • فِيهَا
    • işte budur
    • وَذَٰلِكَ
    • başarı
    • ف و ز
    • الْفَوْزُ
    • büyük
    • ع ظ م
    • الْعَظِيمُ
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
  • Diyanet Vakfı: Bunlar, Allah´ın (koyduğu) sınırlardır. Kim Allah´a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kurtuluş budur.
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Iste bütün bu hükümler, Allah´in koydugu hükümler ve çizdigi sinirlardir. Kim Allah´a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarindan irmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardir. Iste büyük kurtulus budur.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): İşte bütün bu hükümler, Allah´ın çizdiği sınırlardır. Her kim Allah´a ve O´nun peygamberine itaat ederse, Allah onu içlerinde sonsuza dek oturmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Bu ise büyük kurtuluştur!
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : İşte bütün bu hükümler, Allah´ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah´a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.
  • Ali Fikri Yavuz: Yetim ve varisler hakkındaki bütün bu hükümler, Allah’ın şeriatı ve çizdiği sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah, onu ağaçları altından ırmaklar akar cennetlere koyar ki, orada ebedî olarak kalıcıdırlar. İşte bu, en büyük kurtuluş ve saadettir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): İşte bütün bu ahkâm Allahın kesdiği hududdur, ve her kim Allah ve Resulüne itaat ederse Allah onu altından ırmaklar akar cennetlere koyar, içlerinde ebedî kalmak üzre onları, bu ise o fevzi azîmdir
  • Fizilal-il Kuran: Bunlar Allah´ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah´a ve Peygamber´e itaat ederse Allah onları içinde ebedi olarak kalacakları, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirir. İşte büyük kurtuluş, büyük başarı budur.
  • Hasan Basri Çantay: İşte bunlar Allahın sınırlarıdır. Kim Allaha ve peygamberine itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar ki onlar orada ebedî kalıcıdırlar. Bu, en büyük bir kurtuluş (ve seâdet) dir.
  • İbni Kesir: İşte bunlar; Allah´ın hudududur. Kim, Allah´a ve O´nun elçisine itaat ederse; Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu; en büyük kurtuluştur.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: İşte bunlar Allah Teâlâ´nın hudududur. Ve kim Allah Teâlâ´ya ve peygamberine itaat ederse onu altından ırmaklar akan cennetlere idhal eder ki orada ebedî kalacaklardır. Ve bu, azîm bir kurtuluştur.
  • Tefhim-ul Kuran: Bunlar, Allah´ın sınırlarıdır. Kim Allah´a ve Rasulüne itaat ederse, onu altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
  • Kuran Yolu: Bunlar, Allah`ın (koyduğu) sınırlardır. Kim Allah`a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kurtuluş budur.
  • Kuran Yolu Tefsiri:
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel