24. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Birtakım melekler geceleyin, diğer birtakımı da gündüz vakti
birbiri ardınca gelip sizin aranızda bulunurlar. Onlar sabah namazı
ile ikindi namazında bir araya gelirler. Geceleyin aranızda kalmış
olanlar Allah'ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ, kullarının halini
çok iyi bildiği halde, meleklere:
-Kullarımı ne halde bıraktınız? diye sorar. Melekler:
-Onları namaz kılarken bıraktık; yanlarına da namaz kılarken varmıştık,
derler."
Buhârî, Mevâkît 16, Tevhîd 23,33; Müslim, Mesâcid 210. Ayrıca
bk. Nesâî, Salât 21
Açıklamalar
Sabah ve ikindi vakitlerini ve bu vakitlerin namazını daha faziletli
kılan sebeplerden biri, belki en önemlisi, bu namazlarda meleklerin
de hazır bulunmaları ve Allah'ın mü'minlere bir lutfu olmak üzere,
onların güzel hallerine meleklerin Cenâb-ı Hakk'ın huzurunda şahitlik
etmeleridir. Mü'minlerin birbiri hakkında şahitlik etmeleri, lehinde
şahitlik edilen kimse için Allah katında rahmet vesilesi olduğuna
göre, meleklerin şahitliği öncelikle ve daha çok rahmete nâil
olmanın vesilesidir. Âlimlerimizden bir kısmı bu meleklerin hafaza
melekleri olduğunu, bir kısmı da kâtip melekler olduğunu söylemişlerdir.
Bu gibi mahiyeti tamamen açıklanmayan konularda kesin söz söylemek
mümkün olmadığına göre, bu anılanlardan herhangi biri veya daha
başka melekler olabilir.
Meleklerin inmeleri, ilgili hadislerden anladığımız kadarıyla
şöyle olmaktadır: Bir grup melek ikindi namazında iner ve mü'minlerin
arasında kalırlar. İkinci grup sabah namazında iner ve bir araya
gelirler. Sonra geceyi mü'minlerin arasında geçiren melekler gökyüzüne
ve Allah'ın huzuruna çıkarlar, diğerleri ise ikindiye kadar yeryüzünde
kalırlar. İkindi olunca başka melekler iner, onlar da yeryüzündekilerle
birlikte ertesi günün sabahına kadar birlikte kalır, sonra sırası
gelenler Allah'ın huzuruna çıkarlar. Böylece meleklerin inişi
ikindi vaktinde, çıkışı ise sabah vaktinde olmuş olur. Hadisin
birçok tarikinde meleklerin sadece sabah namazında toplandıklarının
zikredilmesi, bu rivayete aykırı düşmez. Çünkü bir hadiste sabah
namazında toplanmalarının zikredilmiş olması, ikindide toplanmamalarını
gerektirmez.
Allah Teâlâ'nın ilmi her şeyi kuşattığı ve hiçbir şey O'nun bilgisi
dışında olmadığı halde, yeryüzünden huzuruna çıkan meleklere "Kullarımı
ne halde bıraktınız?" diye sormasının bazı hikmetleri üzerinde
durulmuştur. Bunlardan biri, kendisine ibadet eden, saygı gösteren,
emir ve yasaklarını dinleyen kullarının kıymetini, merhamet ve
mağfirete lâyık olduklarını kullarına göstermesidir. Bir başka
hikmeti ise, şu âyetteki gerçeği meleklere göstermesidir. Cenâb-ı
Hak, Âdem aleyhisselâm'ı yarattığında melekler kendisine: "Orada
bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa
biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" demişler,
Allah Teâlâ da: "Şüphesiz ben sizin bilmediklerinizi bilirim"
buyurmuştu [Bakara sûresi (2), 30]. İşte Allah Teâlâ, yeryüzündeki
mü'min kullarının da tıpkı gökyüzündeki melekler gibi kendisinin
emir ve yasaklarına itaat ve O'nu zikir ve tesbih etmelerine melekleri
şahit kılarak, daha önceki zanlarında yanıldıklarını onlara göstermiş
olmaktadır.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. İnsanların bütün hal ve hareketlerini takip edip, Cenâb-ı Hakk'a
onlar hakkında rapor vermekle görevli melekler vardır.
2. Sabah ve ikindi namazı vakitleri, yeryüzünde kulların davranışlarını
takip edip Allah'a bildirmekle görevli meleklerin buluştuğu ve
mü'minlerle birlikte namaz kıldıkları faziletli zamanlardır.
3. Melekler, sabah namazı vaktinde gökyüzüne çıkar, ikindi namazı
vaktinde de yeryüzüne inerler.
4. Namaz ibadetlerin en büyüğüdür.
5. İnsan her an Allah'ın gözetimi altındadır.
|