114. Ebû Zer radıyallahu anh'den rivayet edildiğine
göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Her birinizin her bir eklemi için günde bir sadaka
vermesi gerekir. İşte bu sebeple her tesbih bir sadaka, her hamd
bir sadaka, her tehlîl (lâ ilâhe illallah demek) bir sadaka, her
tekbîr bir sadaka, iyiliği tavsiye etmek sadaka, kötülükten sakındırmak
sadakadır. Kuşluk vakti kılınan iki rek`at namaz bunların yerini
tutar."
Müslim, Müsâfirîn 84, Zekât 56. Ayrıca bk. Buhârî,
Sulh 11, Cihâd 72, 128; Ebû Dâvûd, Tatavvu 12, Edeb 160
Açıklamalar
Sağlık ve âfiyet Cenâb-ı Hakk'ın en büyük lutuflarından biridir.
Çalışmak, çabalamak, gerektiği şekilde ibadet ve iyilik edebilmek
sağlık ve âfiyet içinde olmaya bağlıdır. Vücudun hareketi, eğilip
doğrulması, oturup kalkması eklemlerin ve dolayısıyla kemiklerin
hareketine bağlıdır. İşte bu sebeple Peygamber Efendimiz sağlık
ve âfiyet içinde yeni bir güne giren kimsenin, Allah Teâlâ'ya
bu lutfundan dolayı şükretmek üzere eklemleri sayısınca sadaka
vermesinin gerektiğini söylemektedir.
Sadaka, mal ile yapılan bir ibadettir. Allah'a sağlık şükründe
bulunacak kimsenin her gün vücudundaki 360 eklem ve oynak kemik
(bk. 124. hadis) sayısınca sadaka vermesi gerekmekle beraber,
Allah Teâlâ her zaman yaptığı gibi kullarına bu hususta da kolaylık
göstermiş, zikir maksadıyla söylenen kelimelerden her birini bir
sadaka saymıştır. Bu zikir ifadelerinden olan "sübhânallah"
(tesbih), "elhamdülillah" (tahmîd), "lâ ilâhe illallah"
(tehlil) ve "Allahüekber" (tekbir) kelimeleri ayrı ayrı
birer sadakadır.
Sadaka, zikir kelimelerinden de ibaret değildir. İnsanlara iyiliği,
doğruluğu tavsiye etmek, onları yaptıkları bir kötülükten sakındırmak
da birer sadakadır. Bu son derece önemli konu "İyiliği Emir
Kötülükten Nehiy" bahsinde (186-199. hadisler arasında) geniş
bir şekilde ele alınmıştır.
Görüldüğü üzere sadakanın yani Allah Teâlâ'ya hamdini ve şükrünü
sunmanın pek çok yolu vardır. "Hayır Yollarının Sayısızlığı"
bahsinde (118-143. hadisler arasında), iyiliğin ve sadakanın birçok
çeşidi Peygamber Efendimiz'in ifadeleriyle ortaya konulmuştur.
119 numarayla daha önce geçen, 1435 numarayla bir daha gelecek
olan bu hadîs-i şerîfin burada zikredilmesinin sebebi, kuşluk
namazının önemini ve sevabını belirtmesidir. Hadisimizin sonunda
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem "Kuşluk vakti
kılınan iki rek`at namaz bunların yerini tutar" buyurmaktadır.
Demek oluyor ki iki rek`at kuşluk namazı, sağlık ve âfiyet içinde
sabahlayıp da her bir eklemi için bir sadaka verecek kadar maddî
imkâna sahip olmayanların şükrünü îfâ edecek kadar büyük bir ibadettir.
Zira her an binbir ilâhî tecelliye sahne olan bir kâinatta yaşayan
insan her an Allah'ın değişik nimetleriyle karşı karşıyadır. Bu
sebeple ona her an ibadet etse yeridir. Kuşluk vakti bu ilâhî
tecellilerin en önemli vakitlerinden biri olduğu halde bu saatte
kılınan farz bir namaz yoktur. Bu değerli zamanda kılınacak iki
rek`at namaz, sağlıklı olmanın şükrü için yeterlidir. Zira namaz
ibadeti tesbih, tahmid, tekbir ve tehlil gibi zikirleri ihtiva
ettiği gibi, "insanı her türlü kötülükten alıkoyan"
bir ibadet olması sebebiyle [Ankebût sûresi (29), 45] hadisimizde
yapılması emredilen her türlü iyiliği de kapsamaktadır.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. İnsan sağlık ve âfiyet içinde olduğu her gün Rabbine eklemleri
sayısınca şükür sadakası vermek durumundadır.
2. Herkes her gün 360 sadaka verme imkânına sahip olmayabilir.
Bu sebeple Allah Teâlâ çeşitli zikirleri ve iyilikleri de sadaka
olarak kabul etmiştir.
3. Namaz her türlü şükrü ve iyiliği ihtiva eden bir ibadet olduğu
için, iki rek`at kuşluk namazı bu sağlık şükrünün yerine geçer.
|