• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Mu`min  suresi ❭
  • İbni Kesir ❭
  • Mu`min  suresi ❭
  • Mu`min  Suresi Türkçe Meali


  • Mu`min  1: Ha, Mim.
  • Mu`min  2: Kitab´ın indirilişi; Aziz, Alim olan Allah´tandır.
  • Mu`min  3: Günahları bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli, lutfu bol olandır. O´ndan başka ilah yoktur, dönüş O´nadır.
  • Mu`min  4: Küfredenlerden başkası Allah´ın ayetleri üzerinde tartışmaya girişmez. Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.
  • Mu`min  5: Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Arkalarından muhtelif topluluklar da. Her ümmet kendi peygamberlerini yakalamaya yeltendi ve hakkı batılla yok etmek için mücadeleye girişti. En sonunda Ben de onları yakaladım. Azabım nasılmış?
  • Mu`min  6: Böylece küfredenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbının sözü gerçekleşti.
  • Mu`min  7: Arş´ı taşıyanlar ve çevresinde bulunanlar Rabblarını hamd ile tesbih ederler, O´na inanırlar ve mü´minlerin yarlığanmasını isterler: Rabbımız; ilim ve rahmetle her şeyi kuşattın. Tevbe edip Senin yoluna uyanları bağışla. Ve onları cehennem azabından koru.
  • Mu`min  8: Rabbımız; onları ve babalarından, eşlerinden, soylarından salih olanları kendilerine vaadettiğin Adn cennetlerine girdir. Şüphesiz ki Aziz, Hakim olan Sensin Sen.
  • Mu`min  9: Onları kötülüklerden koru. O gün kötülüklerden kimi korursan; şüphesiz ona rahmet etmiş olursun. En büyük kurtuluş işte budur
  • Mu`min  10: Muhakkak küfredenlere seslenilir ki: Allah´ın gazabı sizin birbirinize öfkenizden daha büyüktür. Çünkü siz, imana davet olunuyordunuz da küfrediyordunuz.
  • Mu`min  11: Onlar da: Rabbımız; bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de suçlarımızı itiraf ettik. Bir daha çıkmaya yol var mı? derler.
  • Mu`min  12: Bunun sebebi şudur: Yalnız Allah´a dua edildiği zaman inkar ederdiniz de, O´na şirk koşulunca inanırdınız. Artık hüküm; Aliyy, Kebir Allah´ındır.
  • Mu`min  13: Size ayetlerini gösteren ve sizin için gökten rızık indiren O´dur. O´na yönelenden başkası ibret almaz.
  • Mu`min  14: Öyleyse kafirler istemese de, siz dini yalnız O´na halis kılanlar olarak Allah´a dua edin.
  • Mu`min  15: Dereceleri yükselten, Arş´ın sahibi Allah, karşılaşma gününden korkutmak için, kendi emrinden olan ruhu kullarından dilediğine indirir.
  • Mu`min  16: O gün onlar, ortaya çıkarlar. Hiç bir şeyleri Allah´a gizli kalmaz. Kimindir bugün mülk? Vahid, Kahhar olan Allah´ındır.
  • Mu`min  17: Bugün her nefis kazandığı ile karşılık görür. Bugün zulüm yoktur. Muhakkak ki Allah; hesabı çabuk görendir.
  • Mu`min  18: Onları yaklaşan gün ile uyar. O zaman ki; yürekler ağızlara gelecek, tasadan yutkunacaklar. Zalimlerin ne dostu, ne de dinlenecek şefaatçısı olur.
  • Mu`min  19: O; gözlerin hainliğini ve göğüslerin gizlediğini bilir.
  • Mu`min  20: Allah; hak ile hükmeder. O´nu bırakıp da taptıkları ise hiç bir şeye hükmedemez. Şüphesiz ki Allah; Semi´dir, Basir´dir.
  • Mu`min  21: Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki; kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu görsünler? Onlar; kendilerinden daha kuvvetli ve yeryüzünde daha çok eser bırakan kimselerdi. Allah; onları günahlarıyla yakalayıverdi. Allah´a karşı onları koruyan yoktur.
  • Mu`min  22: Bu; peygamberleri kendilerine apaçık mucizelerle geldiğinde inkar etmelerindendir. Allah da onları yakalayıverdi. Muhakkak ki O; kuvvetlidir, cezalandırması pek şiddetlidir.
  • Mu`min  23: Andolsun ki; Biz, Musa´yı ayetlerimizle ve apaçık burhan ile gönderdik.
  • Mu`min  24: Firavun´a, Haman´a ve Karun´a. Bu, yalancı sihirbazın biridir, dediler.
  • Mu`min  25: O, katımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın, dediler. Kafirlerin düzeni hedef olmaktan başka bir şey değildir.
  • Mu`min  26: Firavun demişti ki: Bırakın beni de Musa´yı öldüreyim. O ise Rabbına yalvaradursun. Onun, sizin dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde fesad çıkarmasından korkuyorum.
  • Mu`min  27: Musa da demişti ki: Doğrusu ben, hesab gününe inanmayan her mütekebbirden ; benim de Rabbım, sizin de Rabbınız olana sığınırım.
  • Mu`min  28: Firavun hanedanından olup da imanını gizleyen mü´min bir adam da demiştir ki: Rabbım Allah´tır, dedi diye bir kişiyi mi öldüreceksiniz? Halbuki o, size Rabbınızdan ayetlerle gelmiştir. Eğer yalancıysa; yalanı kendisinedir. Eğer doğru sözlü ise; sizi tehdit ettiklerinin bir kısmı başınıza gelebilir. Muhakkak ki Allah; haddi aşan yalancı bir kimseyi hidayete erdirmez.
  • Mu`min  29: Ey kavmim; bugün mülk sizindir. Yeryüzünde galib sizsiniz. Fakat Allah´ ın baskını gelip çatınca, O´na karşı bize kim yardım eder? Firavun dedi ki: Ben, size kendi görüşümden başkasını söylemiyorum. Size doğru yolun tersini de göstermiyorum.
  • Mu`min  30: İnanmış olan dedi ki: Ey kavmim; doğrusu ben, sizin hakkınızda peygamberleri yalanlayan toplulukların uğradıkları bir günün benzerinden korkuyorum.
  • Mu`min  31: Nuh kavminin, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumu gibi. Allah, kullarına zulüm dilemez.
  • Mu`min  32: Ey kavmim; doğrusu ben, sizin için o feryad gününden endişe ediyorum.
  • Mu`min  33: Arkanıza dönüp kaçacağınız gün, sizi Allah´a karşı koruyan bulunmaz. Allah, kimi saptırırsa; onu doğru yola getirecek yoktur.
  • Mu`min  34: Andolsun ki; daha önce Yusuf da size apaçık burhanlarla gelmişti. O zaman da size getirdiği şeylerden şüphelenip durmuştunuz. Nihayet vefat edince: Allah, bundan sonra hiç bir peygamber göndermez, demiştiniz. İşte Allah; haddi aşan aşırı şüphecileri böyle şaşırtır.
  • Mu`min  35: Onlar ki; kendilerine gelmiş bir huccet bulunmaksızın Allah´ın ayetleri üzerinde tartışırlar. Bu, Allah katında da, iman edenlerin yanında da öfkeyi arttırır. Ve böylece Allah; büyüklük taslayan her zorbanın kalbini mühürler.
  • Mu`min  36: Firavun demişti ki: Ey Haman; bana yüksek bir kule yap. Belki o yollara ulaşabilirim.
  • Mu`min  37: Göklerin yollarına. Musa´nın tanrısını görürüm. Doğrusu ben, onu yalancı sanıyorum. Böylece yaptığı kötü iş Firavun´a güzel gösterildi de doğru yoldan alıkonuldu. Firavun´un düzeni elbette boşa gidecekti.
  • Mu`min  38: İnanmış olan demişti ki: Ey kavmim; bana uyun, sizi doğru yola hidayet edeyim.
  • Mu`min  39: Ey kavmim; şüphesiz dünya hayatı geçici bir geçinmedir. Ahiret ise doğrusu işte o, asıl kalınacak yurd odur.
  • Mu`min  40: Kim, bir kötülük işlerse; ancak onun benzerleriyle ceza görür. Kadın veya erkek her kim de inanarak salih amel işlerse; işte onlar, cennete girerler ve orada hesapsız şekilde rızıklanırlar.
  • Mu`min  41: Ey kavmim; bana ne oluyor ki, sizi kurtuluşa çağırırken, siz beni; ateşe çağırıyorsunuz.
  • Mu`min  42: Siz, beni; Allah´a küfretmem, hiç tanımadığım nesneleri O´na ortak tutmam için çağırıyorsunuz. Ben ise, sizi Aziz ve Gaffar´a çağırıyorum.
  • Mu`min  43: Şüphesiz sizin beni kendisine çağırdığınız; bu dünyada da, ahirette de çağırabilecek kabiliyette değildir. Ve muhakkak dönüşümüz Allah´adır. Elbette müsrifler; işte onlardır cehennem yaranı olanlar.
  • Mu`min  44: Size söylediğimi hatırlayacaksınız. Ben, işimi Allah´a bırakıyorum. Muhakkak ki Allah; kulları görendir.
  • Mu`min  45: Allah; onu, kurmak istedikleri tuzakların fenalıklarından korudu ve Firavun´un adamlarını azabın kötüsü kuşatıverdi.
  • Mu`min  46: Sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet koptuğu gün; Firavun´un adamlarını azabın en şiddetlisine sokun, denir.
  • Mu`min  47: Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken güçsüzler, büyüklük taslayanlara derler ki: Doğrusu biz, size uymuştuk. Şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?
  • Mu`min  48: Büyüklük taslayanlar: Doğrusu hepimiz, onun içindeyiz. Şüphesiz Allah kullar arasında hükmünü vermiştir, derler.
  • Mu`min  49: Ateşte olanlar, cehennemin bekçilerine derler ki: Rabbınıza yalvarın da hiç değilse bir gün olsun azabımızı hafifletsin.
  • Mu`min  50: Onlar da derler ki: Size peygamberleriniz burhanlarla gelmemişler miydi? Evet, derler. Öyleyse kendiniz yalvarın, derler. Kafirlerin yalvarışı şüphesiz boşunadır.
  • Mu`min  51: Şüphesiz ki Biz; peygamberlerimize ve iman etmiş olanlara hem dünya hayatında, hem de şahidlerin şehadet edecekleri günde mutlaka yardım ederiz.
  • Mu`min  52: O gün; mazeretleri zalimlere fayda vermez. La´net onların, yurdun kötüsü de onlarındır.
  • Mu`min  53: Andolsun ki; Biz, Musa´ya hidayeti verdik. İsrailoğullarına da kitabı miras bıraktık
  • Mu`min  54: Ki o; akıl sahipleri için hidayet ve öğüttür.
  • Mu`min  55: Şimdi sen; sabret, Allah´ın vaadi mutlaka haktır. Günahının yarlığanmasını dile, sabah akşam Rabbını hamd ile tesbih et.
  • Mu`min  56: Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmadan Allah´ın ayetleri üzerinde tartışanların göğüslerinde, şüphesiz ki ulaşamayacakları bir büyüklenme vardır. Öyleyse sen, Allah´a sığın. Muhakkak ki O´dur O, Semi, Basir.
  • Mu`min  57: Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ne var ki insanların çoğu bilmezler.
  • Mu`min  58: Körle gören, inanıp salih amel işleyenlerle kötülük yapan bir değildir. Ne de az düşünüyorsunuz.
  • Mu`min  59: Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Bunda hiç şüphe yoktur. Ne var ki insanların çoğu inanmazlar.
  • Mu`min  60: Rabbınız: Bana dua edin ki, size icabet edeyim. Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir, buyurdu.
  • Mu`min  61: Allah O´dur ki; dinlenesiniz diye size geceyi karanlık, gündüzü aydınlık kılmıştır. Şüphesiz ki Allah; insanlara karşı lutufkardır. Ne var ki insanların çoğu şükretmezler.
  • Mu`min  62: İşte Rabbınız olan; her şeyi yaratan Allah, budur. O´ndan başka hiç bir ilah yoktur. O halde nasıl olup da çevriliyorsunuz?
  • Mu`min  63: Allah´ın ayetlerini bile bile inkar edenler, işte böyle çevriliyorlar.
  • Mu`min  64: Allah, O´dur ki; sizin için yeri bir karargah, göğü bir bina yapmış, size şekil verip şeklinizi güzelleştirmiş ve size temiz şeylerden rızık vermiştir. İşte Rabbınız olan Allah budur. Alemlerin Rabbı olan Allah ne yücedir.
  • Mu`min  65: O; diridir. O´ndan başka hiç bir ilah yoktur. Öyleyse dini yalnızca kendisine halis kılanlar olarak O´na dua edin. Hamd olsun alemlerin Rabbı Allah´a.
  • Mu`min  66: De ki: Rabbımdan bana apaçık deliller geldiği için sizin Allah´tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmekten nehyolundum. Ve alemlerin Rabbına teslim olmakla emrolundum.
  • Mu`min  67: Sizi; topraktan, sonra bir nutfeden, sonra bir kan pıhtısından yaratan, sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O´dur. Kiminiz daha önce öldürülürsünüz. Kiminiz de adı konulmuş bir ecele erişirsiniz. Olur ki böylece aklınızı kullanırsınız.
  • Mu`min  68: Dirilten de öldüren de O´dur. Bir şeye hükmetti mi sadece ona, ol, der, o da oluverir.
  • Mu`min  69: Allah´ın ayetleri üzerinde tartışanları görmez misin? Nasıl da döndürülüyorlar.
  • Mu`min  70: Onlar; kitabı ve peygamberlerimizle gönderdiklerimizi yalanlayanlardır. Yakında bilecekler.
  • Mu`min  71: Hani boyunlarında demir halkalar ve zincirler ile sürüklenirler, Yakında bilecekler. olarak dünyaya çıkaran O´dur. Kiminiz daha önce öldürülürsünüz. Kiminiz de adı konulmuş bir ecele erişirsiniz. Olur ki böylece aklınızı kullanırsınız.
  • Mu`min  72: Kaynar suya. Sonra da ateşte yakılırlar.
  • Mu`min  73: Sonra onlara denilir ki: Nerede şirk koştuklarınız,
  • Mu`min  74: Allah´tan başka? Derler ki: Bizden uzaklaştılar, hayır zaten biz önceleri hiç bir şeye ibadet etmiyorduk. İşte Allah, kafirleri böylece saptırır.
  • Mu`min  75: Bu; sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmenizden ötürüdür.
  • Mu`min  76: İçinde ebediyyen kalıcı olarak cehenneme kapılarından girin. Kibirlenenlerin dönüp gidecekleri yer ne kötüdür.
  • Mu`min  77: Şu halde sen; sabret. Muhakkak ki Allah´ın vaadi haktır. Onlara vaadettiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz veya senikendimize alırız. Nihayet onların dönüşü ancak Bizedir.
  • Mu`min  78: Andolsun ki; senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini anlatmadık. Allah´ın izni olmadan hiç bir peygamber herhangi bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allah´ın emri geldiği vakit de iş, gerçekten biter. İşte o zaman, batıl işleyenler hüsranda kalırlar.
  • Mu`min  79: Allah O´dur ki; binek olarak kullanasınız ve yiyesiniz diye davarları sizin için yaratmıştır.
  • Mu`min  80: Onlarda sizin için daha nice faydalar vardır. Gönüllerinizdeki arzulara, onlara binerek ulaşırsınız. Onlarla ve gemilerle taşınırsınız.
  • Mu`min  81: Size ayetlerini gösterir. Allah´ın ayetlerinden hangisini inkar edersiniz?
  • Mu`min  82: Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı ki; kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu görsünler. Hem onlar; kendilerinden daha çok, daha kuvvetli ve yeryüzünde daha sağlam eser bırakan kimselerdi. Ama kazandıkları onlara bir fayda sağlamamıştı.
  • Mu`min  83: Peygamberleri kendilerine huccetlerle gelince; kendi yanlarındaki bilgi ile gururlandılar da, alaya aldıkları şey kendilerini kuşatıverdi.
  • Mu`min  84: Baskınımızı görünce: Yalnız Allah´a inandık ve O´na şirk koştuğumuz şeyleri inkar ettik, dediler.
  • Mu`min  85: Ama baskınımızı görüp de öylece inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu; Allah´ın kulları hakkında öteden beri cari olan sünnetidir. Ve işte kafirler burada hüsrana uğramışlardır.
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat