29. Übey İbni Kâ'b radıyallahu anh şöyle dedi:
- Ensardan bir adam vardı. Evi mescide ondan daha uzak olan bir
kimse bilmiyorum. Buna rağmen hiçbir namazı kaçırmıyordu. Kendisine:
- Keşke bir merkep satın alsan! Karanlık ve sıcak günlerde ona
binerdin? denildi. Adam:
- Evimin mescide yakın olması beni sevindirmez. Ben mescide gelip
giderken attığım her adıma sevap yazılmasını istiyorum, dedi.
Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
- "Allah Teâlâ bunların hepsinin sevabını senin için
bir araya topladı" buyurdu.
Müslim, Mesâcid 278. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 48
Açıklamalar
Evinin Mescid-i Nebevî'ye uzaklığına rağmen, bütün vakit namazlarını
Resûl-i Ekrem'le birlikte kılan Medineli bu sahâbînin kim olduğunu
bilmiyoruz. Fakat onun diğer sahâbîlerin dikkatini çektiğini ve
kendisine gıpta edildiğini görüyoruz. Medine'nin yakıcı sıcağında
ve gece karanlığında mescide gelmenin hiç de kolay bir iş olmadığını
bilenler ona hiç olmazsa bir merkep almayı tavsiye etmişler, fakat
o bu teklifi sırf daha çok sevap kazanma arzusuyla kabul etmemiştir.
Bu sahâbînin, mescide yürüyerek gidip gelmenin daha faziletli
olduğunu bildiği anlaşılmaktadır. Bir merkep alma teklifi yapan
sahâbînin, hadisin râvisi Übey İbni Kâ'b'ın kendisi olduğu Ebû
Dâvûd'un rivayetinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu teklif, uzaktan
gelenlerin mescide binitli olarak gelmelerinin câiz olduğunu da
göstermekte, nitekim sahâbîler arasında böyle gelenler olduğu
da bilinmektedir. Bu sebeple fıkıh kitaplarımızda konuya özellikle
yer verildiğini görürüz.
Böyle hadisler, kişinin evinin cami ve mescidlere uzak olmasını
istemesine veya Peygamber Efendimiz'in böyle tavsiye ettiğine
delil gösterilemez. Çünkü Efendimiz'in kendi evlerinin kapısı
mescide açılmaktaydı. Fakat evler mescide ne kadar uzak olursa
olsun, farz namazları kılmak için mescide gelmenin faziletine
ve böyle davranmanın övüldüğüne delil teşkil eder. Daha sonraki
dönemlerde şehirler büyüyüp gelişince, her mahallede hatta her
sokakta bir mescid inşa edilmiş, insanların üşenmeden ve zorluk
çekmeden cemaate devam edebilmelerine imkân sağlanmıştır.
Bu sebeple, İslam âlimleri arasında yakında olan bir camiye gitmenin
mi yoksa uzak camiyi tercih etmenin mi daha faziletli olduğu münakaşa
edilmiştir. Bazı mezheplerde bu husus kişinin tercihine bırakılırken,
Mâlikî mezhebi ulemâsı mahalle mescidini bırakıp uzağa gitmenin
doğru olmadığı kanaatindedirler.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Evler mescide uzak da olsa, farz namazların edası
için cemaate gelmek büyük faziletlerdendir.
2. Binitli olarak da namaza gidilebilir.
3. Kişi meşrû bir işi daha çok ecir ve sevap kazanmak niyetiyle
yaparsa, Allah ona bunun karşılığını verir.
4. Camiye ve cemaate sadece giderken değil, dönerken de adım başına
sevap yazılır.
5. Sahâbe-i kirâm yaptıkları işlerde Allah'ın rızasını ve sevap
kazanmayı her şeyden üstün tutarlardı.
|