55. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli
onun namazıdır. Eğer namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve kazançlı
çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar. Şayet
farzlarından bir şey noksan çıkarsa, Azîz ve Celîl olan Rabb'i:
- Kulumun nâfile namazları var mı, bakınız? der. Farzların
eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu
şekilde hesaba çekilir."
Tirmizî, Mevâkît 188. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât
149; Nesâî, Salât 9; İbni Mâce, İkâmet 202
Açıklamalar
Resûl-i Ekrem Efendimiz'in nitelemesiyle ifade edecek olursak,
namaz mü'minin mi'racı olan bir ibadettir. Kişinin salâh ve felâhının,
hayatının diğer alanlarında nasıl bir insan olduğunun göstergesi
kabul edilebilir. Çünkü şuuruna varılarak kılınan namaz, insanı
her türlü çirkinlik ve kötülüklerden alıkoyar. Her gün beş vakit
namaz kılan insan, maddî ve mânevî temizliği şahsında toplamış
olur. Namaz, Allah'ın hakkı olan ve kişinin sadece Allah'a karşı
sorumluluk duygusuyla yerine getirdiği bir farzdır. Fakat bu farzın
Allah katında makbul olması için yerine getirmemiz gereken birçok
vazife vardır. Bunların arasında kul haklarına riayet önemli bir
yer işgal eder.
Allah Teâlâ kendine ait haklardaki noksan ve kusurları dilerse
affeder; fakat kullara ait hakları affetmez. Onların affı, üzerinde
kul hakkı bulunan kişinin dünyada hak sahibiyle helâlleşmesine
bağlıdır. Âhirete kalan kul hakları, kişinin Allah için işlediği
ibadet ve tâat cinsinden amellerinin sevabının hak sahibine verilmesiyle
ödenir. Öyle ki, üzerinde kul hakkı bulunan kişinin amellerinin
sevabı, hak sahibi olanların haklarının ödenmesine yetmezse, hak
sahibinin günahları ona yüklenilmek veya cezalandırılmak suretiyle
hesabı kapatılır. İşte Peygamber Efendimiz'in müflis olarak tanıttığı
kişiler böyleleridir:
"Gerçekten benim ümmetimden müflis, kıyamet gününde
namaz, oruç ve zekâtla gelecek kimsedir. Fakat şuna sövmüş, buna
zina isnadında bulunmuş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş,
diğerini dövmüş olarak gelir. Şuna buna hasenatından verilir de
şayet davası görülmeden hasenatı biterse, onların günahlarından
alınarak bunun üzerine yüklenir, sonra da cehenneme atılır" (Müslim, Birr 59; Tirmizî, Kıyâmet 2).
Kulun önce Allah'a karşı görev ve sorumluluklarından hesaba çekilmesinin
sebebi, üzerinde bulunan kul haklarının bunlardan ödenecek olmasındandır
diyebiliriz. Bu hadis, farzları eksiksiz yerine getirmekle birlikte
nâfile ibadetlere devam etmenin ne kadar önemli olduğunu da ortaya
koymaktadır. Nâfileler bütün ibadetlerimizle ilgili olabilir.
Nâfile namaz, nâfile oruç, nâfile hac, nâfile zekât yani farz
olanın dışında verilen sadakaların hepsi ve daha birçok hayır
bu sınıfa girer. Burada anılan nâfilelerle namazdaki huşûun, kişinin
zikirleri ve dualarının kastedildiğini söyleyenler de olmuştur.
Çünkü bunların her biri, Allah katında ecri ve sevabı olan ameller
cinsindendir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Kişinin Allah katında hesaba çekileceği ilk ameller, hukûkullah
dediğimiz, hesabı sadece Allah'a ait olan ibadet ve tâatlerimizdir.
2. Hukûkullahtan hesabı ilk sorulacak amel, beş vakit farz namazdır.
3. Farz namazların noksanlıkları nâfile ibadetlerle tamamlanır.
4. Nâfile ibadetlere devam etmek, dünya ve âhirette mü'minin yararınadır.
5. İnsanlar, kıyamet gününde bütün yaptıklarından hesaba çekilecektir.
|