74. Âişe radıyallahu
anhâ şöyle dedi:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem öğle namazının farzından
önceki dört rek`at ile sabah namazının farzından önceki iki rek`atı
hiç terk etmezdi.
Buhârî, Teheccüd 34. Ayrıca bk. Nesâî, Kıyâmü'l-leyl
56
76 numaralı hadisle birlikte açıklanacaktır.
75. Yine Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazının iki rek`at
sünnetine diğer nâfile namazlardan daha fazla önem verirdi.
Buhârî, Teheccüd 27; Müslim, Müsâfirîn 94. Ayrıca
bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu, 2
76 numaralı hadisle birlikte açıklanacaktır.
76. Yine Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet
edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Sabah namazının iki rek`at sünneti, dünya ve dünyadaki
her şeyden daha hayırlıdır."
Müslim, Müsâfirîn 96
Yine Müslim'in bir rivayetine göre sabah namazının sünneti hakkında:
"O bana bütün dünyadan daha değerlidir" buyurdu.
Müslim, Müsâfirîn 97
Açıklamalar
Yukarıdaki hadislerde sabah namazının iki rek`at sünnetinin önemi
anlatılmaktadır. Bu hadislerden öğrendiğimize göre Peygamber Efendimiz
sabah namazının sünnetini hiç terketmemiş, buna verdiği değeri
diğer nâfile namazların hiçbirine vermemiş ve bu namazı dünya
ve dünyadaki her şeyden daha üstün ve hayırlı saymıştır. Hatta "Sizi atlılar kovalasa bile yine de sabah namazının iki
rek`at sünnetini bırakmayın" (Ebû Dâvûd, Tatavvu 3;
Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 405) diye emretmek suretiyle, sadece
normal zamanlarda değil, yolculukta, tehlikeli zamanlarda bile
bu iki rek`at sünnetin kılınmasını tavsiye etmiştir. Her ne pahasına
olursa olsun sabah namazının sünnetini kılmayı tavsiye etmekle
Resûlullah Efendimiz bu namazın önemini göstermiş, onu kılan müslümanın
kazanacağı sevabın çok büyük olduğunu anlatmak istemiştir.
Herhangi bir özrü bulunmadan bütün nâfile namazların oturarak
kılınabileceğini bütün mezhep imamları kabul etmişlerdir. Fakat
İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe, bir özrü bulunmadan sabah namazının sünnetini
oturarak kılmayı doğru bulmamıştır. Bunun sebebi, onun bu sünneti,
müekked sünnetlerin en kuvvetlisi olarak kabul etmesidir. İmam
farza başladıktan sonra hiçbir sünnet kılınmaz. Fakat Hanefî mezhebinin
imamları, sabah namazının sünnetine verdikleri önem dolayısıyla
bir istisnâ getirmişlerdir. Onlara göre, sabah namazının sünnetini
evinde kılmayıp câmide kılmayı düşünen bir kimse, câmiye geldiğinde
imamın farza durduğunu görecek olursa, şöyle düşünmelidir: "Şayet
ben farzın ilk rek`atını kaçıracak olursam son rek`atına yetişebilir
miyim?" Eğer o kimse son rek'ata yetişeceğinden emin olursa,
sabah namazının iki rek`at sünnetini kılmalıdır.
75 numaralı hadiste bu namazdan "nâfile namaz" diye
söz edilmesi, farz namazlardan önce ve sonra kılınan sünnetlerin
esasen birer nâfile namaz olması sebebiyledir. Bununla beraber
nâfile namazların her birinin aynı değerde olmadığı, bir kısmının
sevabının diğerinden daha çok olduğu anlaşılmaktadır.
74 numaralı hadiste Âişe annemiz, Resûl-i Ekrem Efendimiz'in öğle
namazının dört rek`at ilk sünnetini de hiç terk etmediğini belirtmektedir
ki, bu hadis 88 numarayla tekrar gelecek ve orada açıklanacaktır.
Hadislerden Öğrendiklerimiz
1. Peygamber Efendimiz sabah namazının iki rek`at sünnetini hiç
terketmemiş, her zaman kılmıştır.
2. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazının sünnetine
diğer sünnet namazlardan daha fazla değer vermiştir.
3. Efendimiz sabah namazının sünnetini, dünyadan ve dünyadaki
her şeyden daha değerli bulmuştur.
|