13. Câbir radıyallahu anh'den rivayet edildiğine
göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kim ezanı işittiği zaman: Ey şu eksiksiz davetin
ve kılınacak namazın rabbi Allahım! Muhammed'e vesîleyi ve fazîleti
ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır, diye
dua ederse, kıyamet gününde o kimseye şefâatim vâcip olur."
Buhârî, Ezân 8, Tefsîru sûre(17), 11. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, Salât 37; Tirmizî, Mevâkît 43; Nesâî, Ezân 38; İbni
Mâce, Ezân 4
Bir sonraki hadis ile birlikte açıklanacaktır.
14. Sa'd İbni Ebî Vakkas radıyallahu
anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
"Kim müezzini işittiği zaman: Tek olan ve ortağı
bulunmayan Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in O'nun
kulu ve resûlü olduğuna şahitlik ederim. Rab olarak Allah'tan,
resûl olarak Muhammed'den, din olarak İslam'dan razı oldum, derse,
o kimsenin günahları bağışlanır."
Müslim, Salât 13. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 42; Nesâî, Ezân 38;
İbni Mâce, Ezân 4
Açıklamalar
Her iki hadiste geçen "ezanı işittiği zaman" sözüyle
anlatılmak istenen, ezanın tamamını işittikten sonra demektir.
Çünkü ezanı işiten kimsenin müezzinin söylediklerini aynen tekrar
etmesi gerektiğini ve bunun Resûl-i Ekrem tarafından emredildiğini
önceki hadiste açıklamıştık. Ezan bittikten sonra ise, Peygamber
Efendimiz'e salâtü selâm getirilir; sonra da ezan duası okunur.
Yaygın olarak bilinen ve okunan ilk hadiste geçen dua ise de,
bundan başkasının da okunabileceğine bu ikinci hadis delil teşkil
eder. Hatta bunlar dışında me'sûr olan yani Peygamber Efendimiz'den
rivayet edilen ve hadis kitaplarında yer alan dualardan herhangi
biri de yapılabilir.
Beyhakî'nin rivayetinde ilk duanın sonunda bir de: "İnneke
lâ tühlifü'l-mîâd = Şüphesiz ki sen vaadinden caymazsın"
ilâvesi vardır ki, biz de dualarımıza bunu ilâve ederiz. Yaygın
olan bu duanın çok kısa tahlilini yapacak olursak: Buradaki "davet"
ezanın lâfızlarıdır. Daha önce izah edildiği gibi, bu tevhîde
davettir. "Tam" olmasının anlamı ezanda kelime-i tevhîd
ve kelime-i şehâdetin bulunmasıdır. Tam ve kâmil olmanın bir yönü
de değişikliğe ve bozulmaya uğramadan kıyamete kadar hem lâfzının
hem muhtevasının korunacak olması ve itikad esaslarının hiçbir
zaman değişmeyeceğidir. "Vesîle"nin buradaki anlamı
önceki hadiste de işaret edildiği gibi cennetteki çok yüce bir
makamdır. "Fazilet" de üstün bir makamın adı olup, diğer
mahlûkattan yüce bir mertebedir. "Makâm-ı mahmûd", her
lisanın övgü ve yüceltmesine lâyık makam demektir. O makamda olanı
ilk yaratılan insandan son yaratılacak olana kadar herkes över
ve yüceltir. Makâm-ı mahmûd, şefaat makamıdır ki, Resûlullah Efendimiz'e
ihsân olunmuştur. Kur'an'ın: "Rabbin seni makâm-ı mahmûda
ulaştırır" dediği makamdır [İsrâ sûresi (17), 79]. İbni Abbâs'ın
açıklamasına göre: "Öyle bir makam ki, orada öncekiler ve
sonrakiler sana hamd ve senâ eder ve mertebece bütün yaratılmışların
önünde olursun. Şefaat edersin de şefaatin makbul olur. Senin
sancağın altında olmadık kimse bulunmayacaktır" diye tarif
edilir (Alî el-Kârî, el-Mirkât, II, 353). Peygamberimiz çeşitli
hadislerinde bu makamdan bahsetmiş ve onun vasıflarını anlatmıştır.
Önce de ifade ettiğimiz gibi, ezan İslam'ın temel prensiplerini
kendinde toplayan bir dînî tebliğ, bir davettir. Bunu duyup dinleyen
ve kalben inanarak tekrar eden bir mü'min, istikamet üzere olduğu,
sahih bir iman ve sâlih bir amele sahip bulunduğu için Allah'a
her ezandan sonra dua eder. Bu duanın mahiyet ve muhtevasını da
böylece özet olarak bile olsa görüp anlayan bir müslüman artık
bu fazileti işlemekten kendini müstağni göremez. Bütün bunları
pekiştirmek üzere, ezandan ayrı olarak her farz namazdan önce
bir de kamet getirilir.
Hadislerden Öğrendiklerimiz
1. Ezanı, müezzinin söylediklerini tekrar ederek sonuna kadar
dinlemek, bitince de dua etmek faziletli sünnetlerdendir.
2. Ezan vakitleri duaların reddedilmediği vakitler olup, her ezandan
sonra dua etmek bu sebeple faziletli kabul edilmiştir.
3. Ezandan sonra duaya devam etmek hayırlara ulaşmanın sebebi
olduğu gibi, kıyamet gününde Peygamberimizin şefaatine nâil olabilmenin
de vesilesidir.
4. Ezan bittikten sonra Peygamber Efendimiz'in öğrettiği dualardan
biri ezan duası olarak okunmalıdır.
5. Vesîle, fazîlet ve makâm-ı mahmûd kıyamet gününde sadece Peygamber
Efendimiz'e has üstün mertebe ve makamlardır.
|