40. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem'e âmâ bir adam gelip:
- Yâ Resûlallah! Beni mescide götürecek bir kimsem yok, diyerek
namazı evinde kılabilmek için Resûlullah sallallahu aleyhi ve
sellem'den kendisine müsaade etmesini istedi. Peygamber Efendimiz
de müsaade etti. Âmâ dönüp giderken Resûl-i Ekrem onu çağırarak:
- "Sen namaz için ezan okunduğunu işitiyor
musun?" diye sordu. Âmâ:
-Evet, cevabını verdi. Peygamber aleyhisselâm:
- "O halde davete icâbet et, cemaate
gel" buyurdular.
Müslim, Mesâcid 255. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50
Açıklamalar
Resûl-i Ekrem Efendimiz'e gelen âmâ sahâbî, bazı
rivayetlerde açıkça belirtildiği gibi İbni Ümmü Mektûm idi. O
âmâ olmasına rağmen cemaate iştiraki arzu etmekte, ancak kendisine
yardımcı olup camiye götürecek bir kimse olmaması sebebiyle namazları
evinde kılmak için Peygamber Efendimiz'den müsaade istemekteydi.
Efendimiz'in önce kendisine bu konuda izin verip sonra vazgeçmesini
hadis şârihleri çeşitli şekillerde yorumlamışlar, bunun Peygamberimiz'in
bir ictihadının vahiyle tashihinden kaynaklandığını söyleyenler
olduğu gibi, kendi ictihadını değiştirdiği tarzında anlayanlar
da olmuştur.
Resûl-i Ekrem'in ezanı duyup duymadığını sorması üzerine, duyduğunu
söyleyince "O halde cemaate gel" sözünden hareketle
bazı âlimler ezanı işiten kimsenin farzı eda için cemaate gelmesinin
vâcip olduğuna kanaat getirmişlerdir. İmam Nevevî,
cemaatle namaz farz-ı ayındır diyenlerin delillerinden birinin
bu hadis olduğunu söylemiştir. Şayet farz-ı kifâye olsaydı, ona
böyle demez, özrünü kabul ederdi. Bazı âlimler, bu emir kesinlik
ifade etse bile, yerine getirilmediği, yani namaz kılmak için
camiye gelinmeyip tek başına kılındığı takdirde, yapılan bu ibadeti
boşa çıkaran değil, kişiyi cemaat faziletinden mahrum bırakan
bir emir olduğunu söylemişlerdir. Meselâ özrü olan kimselerin
cemâate gitmesinin zaruri olmadığında ümmetin icmâı vardır. Alî
el-Kârî ise, bu ve buna benzer hadislerin, müslümanları
daha faziletli olan amellere, ibadet ve taate etkili bir şekilde
teşvik ettiğini ifade eder.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Ezanı işiten kimsenin cemaate gitmesi gerekir.
2. Makul bir özürden dolayı camiye gidemeyen kimsenin özrü makbuldür.
|