113. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh şöyle dedi:
Dostum Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana her ay üç
gün oruç tutmayı, iki rek`at kuşluk namazı kılmayı ve uyumadan
önce vitri edâ etmeyi tavsiye buyurdu.
Buhârî, Teheccüd 33, Savm 60; Müslim, Müsâfirîn
85, 86. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 7; Nesâî, Sıyâm 81; Kıyâmü'l-leyl
28
Açıklamalar
Peygamber Efendimiz sahâbîlerine genel olarak yaptığı nasihatlerin
dışında, yeri geldikçe bazı sahâbîlerine özel tavsiyelerde bulunurdu.
Hadisimizin diğer rivayetleri, bu hadiste sözü edilen konuları
onun sadece Ebû Hüreyre'ye değil, aynı zamanda Ebü'd-Derdâ (Müslim,
Müsâfirîn, 86) ve Ebû Zer el-Gıfârî'ye de (Nesâî, Sıyâm 81) tavsiye
ettiğini göstermektedir.
Resûlullah Efendimiz oruç tutmak ve namaz kılmakla ilgili nasihatleri
daha çok fakir sahâbîlere yapardı. Zira onların durumu mâlî ibadetleri
yerine getirmeye değil, bedenî ibadetleri yapmaya müsâitti. Fakir
sahâbîlerin en tanınmışı da, İslamiyet'i, özellikle de hadîs-i
şerîfleri öğrenmek için Resûl-i Ekrem'in yanında karın tokluğuna
yaşayan Ebû Hüreyre idi. Allah onlardan razı olsun; zira bu ümmet,
öyle değerli ibadetleri o faziletli insanlar sayesinde öğrenebilmiştir.
Ebû Hüreyre yukarıdaki hadiste Resûlullah Efendimiz'den "dostum"
(halîlî) diye söz etmiş, Ebü'd-Derdâ ile Ebû Zer el-Gıfârî de
ondan "sevgilim" (habîbî) diye bahsetmişlerdir. Halîl,
muhabbeti kalbe yerleşen ve sevgisi daima gönülde yaşayan kimse
demektir. Şüphesiz gerçek dost, tıpkı Efendimiz gibi, dostuna
faydası dokunan, onun lehine olacak şeyleri kendisine bildirendir.
Ashâb-ı kirâmın Hz. Peygamber hakkındaki dostum, sevgilim gibi
sözleri, onların Resûl-i Ekrem Efendimiz'e duydukları derin muhabbetin
samimi birer ifadesidir. Bu büyük insanların gönüllerinden fışkıran
Resûlullah sevgisi, bize de Peygamber aleyhisselâm'ı derin bir
aşkla sevme ve onun muhabbetini gönlümüze yerleştirme hususunda
canlı birer örnektir.
Bir sahâbînin Peygamber aleyhisselâm'dan söz ederken ona dostum
demesi başka, Peygamber aleyhisselâm'ın bir sahâbîsini dost edinmesi
ise tamamen başkadır. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem
Allah sevgisinden başka hiçbir sevgiyi gönlüne yerleştirmemiştir.
Bunu şu olayda açıkça görmekteyiz. Efendimiz son hastalığı sırasında
mübarek başını bir bezle bağlayarak mescide çıkmıştı. İşte bu
sırada Hz. Ebû Bekir'in İslam'a yaptığı hizmetlerden söz etti.
Sonra da şöyle buyurdu: "İnsanlardan bir dost edinecek
olsaydım, Ebû Bekir'i kendime dost edinirdim. Fakat İslam kardeşliği
daha üstündür" (Buhârî, Salât 80).
Demek oluyor ki, Resûlullah Efendimiz İslam'a hizmet eden kimseleri
takdir ediyor; onların mükâfatını Allah Teâlâ'nın vereceğini belirtiyor;
ama dost edinme konusunda ümmetinden hiçbirini ötekine tercih
etmiyor. Çünkü o ümmetinin bütün fertlerinin peygamberidir. O
bütün ümmetini derin bir muhabbetle sever. Onun peygamber olması,
ümmetinden birini dost edinmesine engel teşkil etmektedir. Buna
karşılık yakın arkadaşlarının ondan dostum diye söz etmesine bir
engel yoktur. Zira onu sevmek Allah'ın emridir. Peygamber sevgisi,
müslümanların birbiriyle yarışacağı sahalardan biridir.
Ebû Hüreyre Peygamber Efendimiz'in her ay üç gün oruç tutma, iki
rek'at kuşluk namazı kılma ve uyumadan önce vitri edâ etme konularında
kendisine yaptığı tavsiyeye verdiği önemi anlatmak için "Artık
onları ölünceye kadar terketmem" demiştir (Buhârî, Teheccüd
33; Müslim, Müsâfirîn 86). Kâinâtın Efendisi'nin bütün tavsiyeleri
bizim için büyük öneme sahiptir. Onları hayatının düsturu yapan
kimseler hem dünyada hem de âhirette kazançlı çıkarlar.
Her Ay Üç Gün Oruç. Resûl-i Ekrem Efendimiz'in
Ebû Hüreyre'ye yaptığı üç tavsiyeden birincisi her ay üç gün oruç
tutmaktır. Herhangi bir açıklama olmadan her ay üç gün oruç dendiği
zaman hatıra ilk gelen, her ayın on üç, on dört ve on beşinci
günleri tutulan nâfile oruçlardır. Bununla beraber Efendimiz bu
tavsiyesiyle her ay birbiri ardından üç gün oruç tutmayı veya
her ayın başında, ortasında ve sonunda oruç tutmayı da kastetmiş
olabilir. Her iyiliğin on misliyle karşılık görmesi bir İslamî
kaide olduğu için (bk. 12 numaralı hadis), her ay üç gün oruç
tutan kimse, bütün bir ay oruç tutmuş gibi sevap kazanır. Bu konu,
aralarında bu hadisin de yer aldığı "Her Ay Üç Gün Oruç Tutma"
bahsinde (bk. 1261-1267 numaralı hadisler) geniş bir şekilde ele
alınacaktır.
Kuşluk Namazı. Hadisimizde ikinci olarak, iki
rek`at kuşluk namazı tavsiye edilmektedir. Her ne kadar hadisimizin
bazı rivayetlerinde genel bir ifadeyle "kuşluk namazı"
veya "her gün kuşluk namazı" diye geçmekte ise de, yukarıdaki
hadiste rek`atları da belirtilerek "iki rek`at kuşluk namazı"
denmektedir. Kuşluk namazının en azı iki rek`attır. Bu namazın
ne zaman ve kaç rek'at kılınacağı 116 ve 117. hadislerde ele alınacaktır.
Vitir Namazı. Tavsiye edilen üçüncü konu ise
uyumadan önce vitri edâ etmektir. Peygamber Efendimiz, gecenin
son kısmında kalkıp vitir namazı kılamayacak kimselerin bu namazı
yatmadan önce kılmalarını tavsiye etmiştir. Bir önceki hadiste
genişçe açıklandığı üzere, vitir namazını gecenin sonunda kılmak
daha sevaptır.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Her iyiliğe en az on misli sevap verileceğine göre, her ay
üç gün oruç tutan kimse, bütün bir ay oruç tutmuş gibi sevap kazanır.
2. Her gün iki rek`at kuşluk namazı kılmak sevaptır.
3. Vitir namazını gecenin son üçte birinde kılmak daha sevap olmakla
beraber, uyanacağından emin olmayanların yatmadan önce kılması
daha uygundur.
|