38. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi
yedi derece daha faziletlidir."
Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet
42; İbni Mâce, Mesâcid 16
Açıklamalar
Cemaatle kılınan namazın tek başına kılınan namazdan kaç derece
daha üstün olduğu konusunda ihtilaf vardır. Bu ihtilafa konu teşkil
eden hadisler sahih kitapların hemen hepsinde yer alır. Alınacak
sevabın bu hadislerin bir kısmında yirmi yedi derece, bir kısmında
da yirmi beş derece üstün olduğu rivayetleri vardır. İşlenilen
bir hayır, bir iyilik ve bir ibadet karşılığında verilecek olan
ecir ve sevabın çeşit ve derecelerini takdir eden sayıların sırrını
bilip kavramak bizler için mümkün olmadığından, Resûl-i Ekrem'in
bildirdiklerini kabul etmekle yetiniriz. Çünkü ilâhî fazileti
sınırlandıracak bir güç ve kayıt yoktur. Ancak bunların hikmetini
kavramaya çalışmak bizlerin menfaati için gerekli olabilir. Bazı
âlimler, namaz derecelerinin namaz kılanlara ve kıldıkları namaza
göre artacağı kanaatindedirler. Namazı bütün âdâb ve erkânını
yerine getirerek ve cemaatle kılanla, bunlara dikkat etmeyerek
tek başına kılan arasında derece farkı olacağı rivayetlerden çıkarılan
sonuçlardan biridir. Bunun gibi, sabah namazıyla ikindi namazının
veya sabah namazıyla yatsı namazının derece yönünden diğer vakit
namazlarından daha üstün olduğu kanaati de bu konudaki rivayetlerin
bir sonucudur. Az sayıdaki cemaatle çok sayıdaki cemaatin kıldıkları
namazların dereceleri de eşit değildir. Nitekim bir rivayette
şöyle buyurulmuştur:
"Bir kimsenin bir kimseyle olan namazı yalnız kıldığı
namazdan daha bereketli ve sevabı daha fazladır. İki kişi ile
olan namazı da bir kişi ile olan namazından daha bereketli ve
üstündür. Beraber kılanlar ne kadar çok olursa Allah katında o
kadar makbüldür" [Nesâî, İmâmet 45].
Hatta bu ve benzeri hadisleri kendileri için delil
edinen bazı sahâbîler ile tâbiînin önde gelenlerinden bir kısmının
bir mescidde cemaati kaçırınca, yetişirim ümidiyle bir başka mescide
koştukları bilinmektedir. Hz. Enes'in bir defasında cemaati kaçırınca
yeniden ezan okuyup yanındaki yirmi gençle birlikte namaz kıldığı
zikredilir. Onun bu davranışını delil alanlar, bir camide namaz
kılındıktan sonra ikinci bir cemaatin olabileceği görüşünü benimsemişlerdir.
Fakat Ebû Hanîfe, İmam Mâlik, İbnü'l-Mübârek, Süfyân es-Sevrî,
Evzâî ve İmam Şâfiî'nin de aralarında bulunduğu bir çok
âlime göre bir mescidde namaz kılındıktan sonra bir daha vakit
namazı kılınamaz. Onların bu ictihadları, müslümanların bölünüp
tefrikaya düşme korkusundan kaynaklanmaktadır. Böyle bir şeye
kapı açılırsa, bid'at ehli olanlar cemaate muhalefet eder, bunu
vesile ederek namazı ayrı kılma yoluna saparlar. Bu ise dinde
tefrika çıkarmanın ve birliğin bozulmasının sebebi olur. Ancak
Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevî bu hükümden müstesna tutulmuştur.
Bütün bunlar dikkate alındığında, cemaatle namazın faziletinin
derecelerini ayrı ayrı sayılar olarak belirleyen hadisler arasında
esasen bir ihtilaf olmadığı sonucuna varılabilir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. İslam cemaat dini olup, namaz başta olmak üzere cemaat halinde
bulunmaya büyük bir önem verir.
2. Aslolan farz namazları cemaatle kılmaktır.
3. Cemaatle kılınan namazın fazileti tek başına kılınan namazdan
kat kat fazladır.
4. Bir ibadetin, hayrın, iyiliğin fazilet derecesini biz takdir
edemeyiz. Bu hususta Resûl-i Ekrem'den gelen haberlere aynen inanmak
gerekir.
|