58. Yine Ebû
Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Erkeklerin en çok sevap kazanacağı saf ilk saf,
en az sevap kazanacakları saf son saftır. Kadınların en çok sevap
kazanacağı saf son saf, en az sevap kazanacakları saf ise ön saftır."
Müslim, Salât 132. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât
97; Tirmizî, Mevâkît 52; Nesâî, İmâmet 32; İbni Mâce, İkâmet 52
Açıklamalar
Yukarıdaki hadislerde olduğu gibi, Peygamber Efendimiz bu hadisin
birinci kısmında da, erkekleri cemaatle namaz kılarken ön safta
yer almaya teşvik etmekte ve en büyük sevabı ilk safta yer alanların
kazanacağını belirtmektedir. Hatta 1092 numaralı hadiste, ilk saflarda bulunanlara, (birinci safta yer kalmamışsa ikinci
ve üçünsü saflarda yer alanlara) Allah Teâlâ'nın rahmet edeceği,
meleklerin de onların bağışlanmasını dileyeceği açıklanmaktadır.
Birinci safta bulunmanın bu kadar sevap olmasının çeşitli sebepleri
vardır. Daha önce de belirttiğimiz gibi ilk safta bulunan kimse
imamın hareketlerini daha iyi takip eder, onu daha iyi duyar.
Öte yandan her yerde olduğu gibi camide de nizam ve intizama büyük
değer veren dinimiz, bu nevi hadislerle, herhangi bir ikaza gerek
kalmadan safların kendiliğinden düzeltilmesini istemektedir. Camiye
Allah'ın rızasını ve O'nun lütfedeceği sevapları kazanmak için
gelen her müslüman en ön safta yer almaya gayret eder, orada yer
yoksa arkadaki safta bulunmaya çalışırsa, saflar kendiliğinden
kurulur; boş yerleri doldurmak için ayrıca gayret sarf etmeye
gerek kalmaz. Bugün camilerimizde böyle bir intizam yerine düzensizliğin
görülmesi, herkesin keyfine veya işine geldiği şekilde ve aralarda
boşluklar bırakarak dağınık tarzda oturması, müslümanların başıboşluğa
alışmaları, hadiste anlatılan daha fazla sevabı kazanmaya istekli
ve gayretli görünmemeleri sebebiyledir.
Sadece kadınlardan meydana gelen bir cemaatte de durum böyledir.
O zaman onların da ilk safta yer almak için gayret etmeleri gerekir.
Yukarıda anlatılan hal, kadınlarla erkeklerin artarda namaz kıldıkları
ve birbirlerini gördükleri durumlarda bahis konusudur. Namaz kılan
bir mü'minin en fazla sahip olması gereken şey huşû yani gönlünü
Allah'a tam mânasıyla verebilmektir. Erkek ve kadın, Cenâb-ı Hakk'ın
kendilerini birbirleriyle imtihan ettiği iki ayrı cins oldukları
için, birbirlerine karşı tabii bir meyil hissederler. Fakat bu
meylin ve nefsânî duygunun büsbütün unutulması gereken yegâne
yer Cenâb-ı Hakk'ın huzurudur. İşte hadisimiz hem erkeklere hem
de kadınlara gönül huzuruyla namaz kılacakları bir ortamı hazırlamaya
çalışmaktadır. Bu da her iki cinsin namaz kılarken birbirinden
olabildiğince uzak durmasıyla mümkündür. Kadınların en fazla sevap
kazanacakları saffın son saf, en az sevap kazanacakları saffın
da ön saf olmasının gerekçesi budur.
Hadisimizde "safların en şerlisi" ifadesiyle anlatılmak istenen, tercümede belirttiğimiz gibi, sevabı
en az olan demektir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Erkeklerin tuttuğu saflar içinde sevabı en çok olanı, imamın
arkasındaki ilk saf; sevabı en az olanı da en arkadaki saftır.
2. Kadınların bağladığı saflar içinde sevabı en çok olanı, en
arkadaki saf, sevabı en az olanı da erkeklere yakın olan ön saftır.
3. Kadınlar erkeklerin bulunmadığı bir yerde kendi aralarında
ibadet ediyorlarsa, onların en fazla sevap kazanacağı saf ön saf,
sevabı en az olanı da son saftır.
|