117. Zeyd İbni
Erkam radıyallahu anh kuşluk namazını erken kılan bazı kimseleri
gördü de şöyle dedi:
Şüphesiz bunlar da bilirler ki, kuşluk namazını sonraki bir saatte
kılmak daha sevaptır. Zira Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
"Tövbe edip Allah'a dönenlerin (evvâbînin) namazı,
sıcaktan deve yavrularının ayağı yandığı zamandır."
Müslim, Müsâfirîn 143
Açıklamalar
Ashâb-ı kirâmdan Zeyd İbni Erkam, hadisimizde belirtildiği üzere,
kuşluk namazını ilk vaktinde kılanları görmüş, bu kimselerin kuşluk
namazının daha faziletli vaktini bilen insanlar olduğunu söylemiş,
daha çok sevap kazanacakları zamanı bırakıp da bu namazı ilk vaktinde
kılmalarını yadırgamıştır. Bu muhterem sahâbînin Resûl-i Ekrem
Efendimiz'den naklettiğine göre, kuşluk namazının en makbul vakti,
kumların iyice kızdığı, bu sebeple deve yavrularının ayağı yanmaya
başladığı zamandır.
Sahîh-i Müslim'de bir sonraki rivayette (Müsâfirîn 144),
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sık sık gittiği Kubâ köyünde
oturan müslümanların kuşluk namazını erken kıldıklarını görmüş
ve onlara hadisimizde geçtiği üzere, sıcakların kumları iyice
kızdırmaya başladığı bir zamanda kuşluk namazı kılmalarını tavsiye
etmişti. Bu zamanı saat ve dakika olarak ifade edersek, kuşluk
namazının ilk vakti, güneşin doğuşundan yaklaşık kırk beş dakika
sonradır. Zeval vaktinden, yani güneşin tepe noktasına dikildiği
zamandan yarım saat öncesine kadar kılınır. Gündüzün dörtte biri
geçtikten sonra kılınması daha sevaptır. Zira bu saatte kılınan
bir başka namaz genellikle yoktur. Kimsenin ibadet etmediği bir
saatte Rabbine kulluğunu arzetmek son derece değerlidir. Seher
vakti de böyledir. Bulunduğumuz yarımküreye göre insanların büyük
bir kısmının uykuda olduğu bir zamanda ibadet etmek, Allah'ın
rızâsını kazanmaya vesile olabilir.
Peygamber Efendimiz kuşluk namazından söz ederken, bu ibadetin
evvâbînin namazı olduğunu söylemiştir. Evvâbîn kelimesi, "Allah'a yönelen, tövbe eden kimse" anlamındaki evvâbın çoğuludur. Evvâb ve evvâbîn kelimeleri
Kur'ân-ı Kerîm'de altı yerde geçmektedir [İsrâ sûresi (17), 25;
Sâd sûresi (38), 17, 19, 30, 44; Kâf sûresi (50), 32). Günah işlediği
zaman hemen Allah'ı hatırlayarak tövbe eden, O'na yönelen, ve
O'na itaat ederek hayır işler yapan her bir kimse evvâbdır.
Akşam namazından sonra altı rek`at veya dört rek`at yahut iki
rek`at namaz kılan, hatta bazı hadislere göre rek`at sayısı belirtilmeden
akşam ile yatsı arasında namaz kılan kimseler de evvâbîn (Allah'a
yönelen kimseler) diye adlandırılmıştır. Evvâbîn namazı denince
hatıra ilk gelen de akşam namazından sonra kılınan nâfile namazdır.
Evvâbîn namazının kaç rek`at kılınacağı konusunda mezhepler arasında
farklı görüşler vardır. Hanefî ve Mâlikîler'e göre evvâbîn namazı
altı rek`attir. Hatta Hanefîler'den bazıları, akşamın farzından
sonra kılınan iki rek`at sünnetin bu altı rek`ata dahil olduğunu
söylemişlerdir. Hanbelîlere göre evvâbîn namazı dört rek`attir.
Şâfiîlerden bir kısmı yirmi rek`at olduğunu, diğerleri de iki
veya dört yahut altı rek`at olduğunu belirtmişlerdir.
Riyâzü's-sâlihîn'de bu hadisten başka evvâbînden söz
edilmememektedir. Kitabımızın müellifi Nevevî, kuşluk (duhâ) namazına
evvâbîn namazı diyen hadislerin daha kuvvetli olduğuna bakarak
kuşluk (duhâ) namazını evvâbîn namazı kabul etmiş olmalıdır. Bazı
âlimler hem kuşluk namazına hem de akşamın farzından sonra kılınacak
namaza evvâbîn denebileceğini söylemişlerdir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Kuşluk namazı, güneş doğduktan kırk beş dakika sonra başlamak
üzere, zeval vaktinden yarım saat öncesine kadar kılınabilir.
2. Kuşluk namazının en makbul saati, günün dörtte birinin geçtiği
zamandır.
3. Peygamber Efendimiz, kuşluk namazı kılanları medh ederek bu
namazın evvâbînin yani Allah'a yönelerek ona tövbe edenlerin namazı
olduğunu söylemiştir.
|