128. Selmân
radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Bir kimse cuma günü boy abdesti alarak elinden
geldiğince temizlenir, saçını sakalını yağlayıp tarar veya evindeki
güzel kokudan süründükten sonra câmiye gider, fakat orada yan
yana oturan iki kimsenin arasını açmaz, sonra Allah Teâlâ'nın
kendisine takdir ettiği kadar namaz kılar, daha sonra sesini çıkarmadan
imamı dinlerse, o cumadan öteki cumaya kadar olan günahları bağışlanır."
Buhârî, Cum`a 6, 19.
Açıklamalar
Resûl-i Ekrem Efendimiz bu hadîs-i şerîfte cuma namazına gidecek
bir müslümanın bu müstesnâ ibadete evinde nasıl hazırlanması,
câmiye varınca orada nasıl davranması ve hutbeyi nasıl dinlemesi
gerektiğini anlatmaktadır. Bu hadis cumanın bir bayram günü olduğunu
belirtmekte, câmide diğer kardeşleriyle kaynaşıp bütünleşecek
olan müslümanın, bu ilâhî dâvete titizlikle hazırlanması gerektiğini
öğretmektedir.
Buna göre bir müslüman önce dış temizliği yapacak, tırnaklarını
kesecek, uzayan ve kirlenmiş olan saçını, sakalını, bıyığını düzeltip
yıkayacak, dişlerini misvakla temizleyecek veya fırçalayacak,
bedeninde temizlemesi gereken yerler varsa temizleyecek, güzelce
boy abdesti alacak, sonra da temiz elbiselerini giyecektir.
Hadîs-i şerîfteki "yağlanma" ifadesi günümüzün insanına
fazla birşey ifade etmeyebilir. Ama Resûl-i Ekrem Efendimiz zamanında
ve özellikle Arabistan yarımadasında yaşayan kimselerin uzun saç
ve sakalları hem sıcak iklimin hem de toz toprağın tesiriyle,
bakım yapmadıkları takdirde, kısa zamanda kirlenip keçelenirdi.
Kirlenen saç ve sakallarını ancak yağladıktan sonra yumuşatarak
tararlardı.
Cuma namazına giden kimsenin hem bayram sevincini daha canlı bir
şekilde hissedebilmek hem de câmideki ter kokusu sebebiyle ağırlaşacak
olan havayı bir ölçüde hafifletmek maksadıyla güzel koku sürünmesi
tavsiye edilmektedir. Hadisimizde geçen "evindeki güzel kokudan
sürünme" ifadesi, kendisine mahsus kokusu bulunmayan kimseleri
hedef almakta, onların hanımlara mahsus olup erkekler için yadırganmayacak
kokulardan bir miktar sürünmeleri istenmektedir.
Yukarıdan beri anlatıldığı şekilde hazırlıklarını tamamlayan
bir kimse, başka hadislerden de öğrendiğimiz gibi, cumaya gitmek
üzere evinden erken bir saatte çıkacak ve namaza yaya olarak sâkin
bir şekilde yürüyerek gidecek, yaya da gitse, binitli de gitse
yolda kimseyi rahatsız etmeyecektir. Camiye vardığı zaman boş
bulduğu yere oturacak, yer bulamamak gibi bir sebeple yanyana
oturan ve aralarında boşluk bulunmayan iki kimseyi, aralarına
girmeye çalışarak rahatsız etmeyecektir. Şayet ön saflarda boşluk
varsa, geride oturanların arasından geçip öne doğru ilerleyecek;
ilerideki saflarda boşluk yoksa, cemaatin omuzlarından atlayarak
öne geçmeye çalışmayacaktır. Hutbeyi rahatça dinleyebileceği bir
yer varsa oraya, değilse uygun olan bir yere geçip oturacak ve
hutbeyi sükûnetle dinleyecektir. Hatta bazı âlimlerin belirttiğine
göre bu sırada selâm almak da dahil olmak üzere hiçbir şeyle meşgul
olmayacaktır.
Gerek câmiye giderken yolda kimseyi rahatsız etmeme gerek câmiye
varınca oturanları incitmeme esası, güzel dinimizin insana verdiği
değerin ve saygının pek güzel bir ifadesidir. Ben cumaya gidiyorum
diye kimsenin bir başkasını rahatsız etmeye hakkı yoktur.
Câmiye giden kimsenin, şayet vaaz edilmiyor veya Kur'an okunmuyorsa,
tahiyyetü'l-mescid veya nâfile namaz yahut kaza namazı gibi bir
miktar namaz kılması uygun olur.
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem, usûlüne uygun şekilde
hazırlanarak cuma namazını kılan kimsenin, 122 ve 123 numaralı
hadislerde de belirtildiği üzere, öteki cumaya kadar yapacağı
veya geçen cumadan bu cumaya kadar yaptığı küçük günahların bağışlanacağı
müjdesini vermektedir. Hadîs-i şerîfteki bu müjdeyi şu âyet-i
kerîme de desteklemektedir: "Size yasaklanmış olan büyük
günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi şerefli
bir yere koyarız" [Nisâ sûresi (3), 31].
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Cuma namazına gitmeden önce güzelce temizlenerek boy abdesti
almalı, güzel koku sürünmelidir.
2. Câmide kimseyi rahatsız etmemeli, usûlünce oturan ve aralarında
açıklık bırakmayan kimselerin arasına oturmamalıdır.
3. Câmiye erken gitmeli ve en azından iki rek`at tahiyyetü'l-mescid
veya başka bir namaz kılmalıdır.
4. İmam hutbeye çıktıktan sonra kimseyle konuşmamalı, hiçbir işle
oyalanmamalıdır.
5. Resûl-i Ekrem Efendimiz, tavsiye ettiği şekilde bir cuma namazı
kılan kimsenin iki cuma arasındaki küçük günahlarının bağışlanacağını
müjdelemiştir.
|