16. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle
buyururken işittiğini söyledi:
- "Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir
olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden
bir şey kalır mı?" Sahâbîler:
- O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz, dediler. Resûl-i Ekrem:
- "Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş
vakit namazla günahları silip yok eder" buyurdular.
Buhârî, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 283. Ayrıca bk. Tirmizî, Emsâl
5; Nesâî, Salât 7; İbni Mâce, İkâmet 193
Bir sonraki hadis ile birlikte açıklanacaktır.
17. Câbir radıyallahu anh'den rivayet
edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
"Beş vakit namazın benzeri, sizden birinizin kapısı
önünden akıp giden ve her gün içinde beş defa yıkandığı bol sulu
bir ırmak gibidir."
Müslim, Mesâcid 284
Açıklamalar
Peygamber Efendimiz, her iki hadisinde namazı temsîlî yolla, günümüz
öğretim ve eğitim sistemindeki adıyla "örnekleme metodu"
ile anlatmıştır. Çünkü bu, insanların bir konuyu öğrenip anlamalarında
en kolay ve en etkili bir yoldur. Nitekim buradaki benzetmeyi
düşünen kimse, günde beş defa bir nehirde yıkanan insanın üzerinde
kirden pastan hiçbir eser kalmayacağını anlamakta güçlük çekmez.
Çünkü insan görülen ve hissedilen pisliklerle bedeni ve elbisesi
kirlendiğinde, onları bol su ile yıkamak suretiyle temizler. Peygamber
Efendimiz herkesin bildiği ve kabul ettiği bu gerçekten hareketle
namazın da insanı manevî kirlenme demek olan günahlardan ve hatalardan
öylece temizleyeceğini haber vermektedir. Sadece namaz kılmak
değil, abdest almak suretiyle aynı zamanda maddî temizlenme de
sağlanır. Daha önce abdestin faziletlerinden bahsederken onun
birtakım küçük günahlara ve hatalara keffaret olduğunu görmüştük.
Böylece hem abdest hem de namaz insanı maddî manevî yönlerden
temizlemiş olmaktadır. Buradaki ifadeler mutlak olduğu için, küçük
büyük bütün günahları kapsayıcı nitelikte görünmektedir. Hadis
şârihlerinin önde gelenlerinden biri olan İbni Battâl, Resûl-i
Ekrem'in ifadelerinden küçük günahların anlaşıldığını söyler.
Çünkü o, kir tabirini kullanmıştır. Oysa insanın vücudundaki yara
berelere göre kir küçük bir şeydir. Büyük günahlar ise yara bereler
gibidir. Fakat burada şu hususu gözden ırak tutmamak gerekir:
Büyük günahlardan korunmak öncelikle beş vakit namazı kılmakla
mümkün olur. Nitekim konunun başındaki âyet, gerçek namazın insanı
her türlü hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyacağını ifade etmektedir.
Âyette geçen fahşâ ve münker tabirleri genelde büyük günahları
ifade eder. Beş vakit namazı kılmayan büyük günahlardan korunmuş
olmaz; çünkü namazı terketmenin bizzat kendisi büyük günahlardan
biridir. Netice olarak namaz bilinciyle günde beş vakit Allah'ın
huzuruna çıkan bir insanın, kendisini namaz hali dışında da her
an Allah'ın huzurunda hissederek hareket etme şuuruna ulaşması
umulur. Böyle bir kimse bilerek günah işlemez. Bilmeyerek işlediklerine
ise abdesti ve namazı keffaret olur.
Hadislerden Öğrendiklerimiz
1. Beş vakit namaz, her akıl bâliğ müslümanın üzerine farz olan
en önemli ve en faziletli günlük ibadettir.
2. Namazı Allah'ın huzurunda olduğumuzun farkında ve şuurunda
olarak kılmak gerekir.
3. Beş vakit namaza bilinçli olarak devam etmek insanı büyük günahlardan
korur.
4. Kıldığımız namazlar, bilmeyerek ve farkında olmayarak işlediğimiz
küçük günahların Allah tarafından affedilmesine vesile olur.
5. İnsanları hayra davet ederken ve onlara İslam'ı tebliğ ederken
güzel öğütler ve hikmetli sözlerle, misâllerle konuşmak Peygamber
Efendimiz'in üslûbudur. Bizler de aynı şekilde davranmalıyız.
|