87. İbni Ömer
radıyallâhu anhümâ şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber öğle namazının
farzından önce iki, farzından sonra da iki rek`at namaz kıldım.
Buhârî, Teheccüd 29, 34; Müslim, Müsâfirîn 104.
Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 189, 199, 205; Nesâî, Kıyâmü'l-leyl
66; İbni Mâce, İkâmet 100
92. hadisle birlikte açıklanacaktır.
88. Âişe radıyallâhu anhâ'dan rivayet edildiğine
göre Peygamber aleyhisselâm öğle namazının farzından önce dört
rek`at namaz kılmayı hiç ihmal etmezdi.
Buhârî, Teheccüd 34. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu
1; Nesâî, Kıyâmü'l-leyl 56
92. hadisle birlikte açıklanacaktır.
89. Yine Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:
Peygamber aleyhisselâm öğle namazının farzından önce benim evimde
dört rek`at namaz kılar, sonra mescide çıkıp halka öğle namazının
farzını kıldırırdı. Daha sonra eve gelerek iki rek`at namaz kılardı.
Cemaate akşam namazını kıldırdıktan sonra evime gelerek iki rek`at
sünnet kılardı. Yatsı namazının farzını kıldırdıktan sonra yine
evime gelerek iki rek`at sünnet kılardı.
Müslim, Müsâfirîn 105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu
1
92. hadisle birlikte açıklanacaktır.
90. Ümmü Habîbe radıyallahu anhâ'dan rivayet
edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Bir kimse öğle namazının farzından önce dört, farzından
sonra da dört rek`at sünneti devamlı olarak kılarsa, Allah Teâlâ
onu cehenneme haram kılar."
Ebû Dâvûd, Tatavvu 7; Tirmizî, Salât 200. Ayrıca
bk. Nesâî, Kıyâmü'l-leyl 67; İbni Mâce, İkâmet 108.
92. hadisle birlikte açıklanacaktır.
91. Abdullah İbni's-Sâib radıyallahu anh'den
rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
zeval vaktinden sonra ve öğle namazının farzından önce dört rek`at
sünnet kılar ve şöyle buyururdu:
"Bu vakit, gök kapılarının açıldığı bir zamandır.
O saatte iyi bir amelimin Allah'ın huzuruna çıkmasını isterim."
Tirmizî, Vitir 16. Ayrıca bk. İbni Mâce, İkâmet
105
Abdullah İbni's-Sâib
Küçük yaşta Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'i gören
bahtiyarlardan biridir. Babası Sâib, Efendimiz'in Câhiliye devrinde
ticaretle uğraştığı sıralarda ortağıydı. Abdullah İbni's-Sâib
Übey İbni Ka`b ile Hz. Ömer'den Kur'ân-ı Kerîm kıraati öğrendi.
Kendisinden de bu ilmi Mücâhid ile kıraat imamlarından İbni Kesîr
öğrendi. Hz. Peygamber'den yedi hadis rivayet etmiş olan Abdullah
İbni's-Sâib, hicrî 70 tarihinde vefat etti.
Alllah ondan razı olsun.
92. hadisle birlikte açıklanacaktır.
92. Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edildiğine
göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem öğle namazının farzından
önce dört rek`at sünnet kılamadığı zaman, onu farzdan sonra kılardı.
Tirmizî, Salât 200. Ayrıca bk. İbni Mâce, İkâmet
106.
Açıklamalar
Öncelikle öğle vaktinin değerini belirten 91 numaralı hadise
bakalım. Bu hadiste Efendimiz, öğle vaktinin, müslümanların yaptığı
güzel amellerin, iyi işlerin Allah'ın yüce huzuruna yükselip ona
sunulduğu bir zaman olduğunu ve bu maksatla öğleyin "gök
kapılarının açıldığını" belirtmekte, böyle değerli bir
zamanda "iyi bir amelinin Allah'ın huzuruna çıkmasını
istediğini" söylemektedir. Şu halde müslümanlar böyle
bir fırsatı kaçırmamalı; öğle vakti girince, öğle namazını, aşağıda
anlatılacağı şekilde sünnetleriyle birlikte zamanında kılmaya
çalışmalıdır.
Öğle namazının sünnetlerine dair yukarıdaki altı hadisin hepsi
de, Peygamber Efendimiz'in bu namazları hiç aksatmadan kıldığını
göstermektedir.
Önce öğle namazının ilk sünnetine dair hadislere bakalım. Yukarıdaki
hadislerden İbni Ömer tarafından rivayet edilen 87 numaralı hadiste
Peygamber aleyhisselâm'ın öğle namazının ilk sünnetini iki rek`at
olarak kıldığı belirtilmekte, diğerlerinde ise bu namazı dört
rek`at olarak kıldığı ifade edilmektedir. Öğle namazının ilk sünnetini
Efendimiz'in iki rek`at kıldığı, başka kaynaklarda Hz. Âişe ve
Hz. Ali tarafından da rivayet edilmektedir (Tirmizî, Salât 205).
Öğle namazının ilk sünnetinin rek`atları hakkında başka yorumlar
da yapılmıştır. Bu yorumlardan birine göre, Allah'ın Resûlü bu
namazı evinde kıldığı zaman dört rek`at, mescidde kıldığı zaman
da iki rek`at olarak kılmıştır. Diğer bir yorum da şöyledir: Hz.
Peygamber, dört rek`atlı bu namazın iki rek`atını evinde, geri
kalan iki rek`atını de mescidde kılmış, fakat İbni Ömer gibi onun
mescidde iki rek`at sünnet kıldığını görenler, öğle namazının
ilk sünnetinin iki rek`at olduğunu zannetmişlerdir. Hz. Âişe ise
durumu herkesten daha iyi bildiği için öğle namazının ilk sünnetinin
dört rek`at olduğunu kesin ifadelerle belirtmiştir. Ashâb-ı kirâmın
büyük çoğunluğunun bu namazı hep dört rek`at kılması, öğle namazının
ilk sünnetinin dört rek`at olduğunu göstermektedir.
Hz. Âişe'nin 92 numaralı hadiste belirttiğine göre Peygamber
Efendimiz öğle namazının dört rek`at ilk sünnetini kılamadığı
zaman, onu mutlaka kılmak ister ve öğlenin farzından sonra kılardı.
Sünen-i İbni Mâce'deki daha tafsilatlı rivayete göre Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem bu namazı öğlenin iki rek`at son sünnetinden
sonra kılardı (İkâmet 106).
Öğle namazının farzından sonra kılınan son sünnete gelince: 87
numaralı hadiste İbni Ömer, 89 numaralı hadiste de Hz. Âişe, Peygamber
Efendimiz'in bu sünneti iki rek`at kıldığını belirtmişlerdir.
Bunu Hz. Ali de söylemiştir (Tirmizî, Salât 198).
Ümmü Habîbe vâlidemiz tarafından rivayet edilen 90 numaralı hadis
ise bir başka uygulamadan bahsetmektedir. Buna göre Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem, "Kim öğle namazının farzından
önce dört, farzından sonra da dört rek`at sünneti devamlı olarak
kılarsa, Allah Teâlâ o kimseyi cehenneme haram kılar" buyurmuştur. Ümmü Habîbe radıyallâhu anhâ, bu hadisi Resûlullah
Efendimiz'den duyduğu günden itibaren hep onun tavsiye ettiği
gibi kıldığını söylemiştir (Nesâî, Kıyâmü'l-leyl 67).
Burada şunu da belirtelim: Allah Teâlâ'nın bir kimseyi cehenneme
haram kılması, onu kâfirler gibi ebediyen cehennemde bırakmaması
anlamına gelir. Bir kimsenin ebediyen cehennemde kalmaması ise,
rûhunu müslüman olarak teslim etmesine bağlıdır. Öğle namazının
farzından önce dört, farzından sonra da dört rek`at sünneti devamlı
kılanlara, dolaylı olarak böyle bir müjde de verilmektedir.
Öğle namazının son sünneti hakkındaki bu farklı rivayetler birbiriyle
kesinlikle çelişmemekte, aksine Resûlullah Efendimiz öğle namazının
son sünneti hakkında bize iki farklı örnek göstermekte ve âdetâ
şöyle demektedir: Öğlenin son sünnetini iki rek`at olarak kılarsanız,
yeterlidir; böylece benim sünnetimi yerine getirmiş olursunuz;
ama dört rek`at olarak kılarsanız, bu da benim sünnetimdir; o
takdirde daha çok sevap kazanırsınız; durumunuza uygun olanı siz
tercih edin!
Hadislerden Öğrendiklerimiz
1. Peygamber Efendimiz öğle namazının sünnetlerini hiç terketmezdi.
Hatta öğlenin dört rek`at ilk sünnetini zamanında kılamazsa, bunu
farzdan sonra kılardı. Namazlardan önce ve sonra kıldığı sünnetleri
çoğu zaman evinde kılardı.
2. Öğlenin farzından önce ve sonra dörder rek`at sünnet kılanları
Allah Teâlâ'nın cehenneme haram kılacağını söyler, böylece o kimselerin
mü'min olarak öleceklerine işaret ederdi.
3. Öğle vaktinde, dua ve ibadetlerin kabul edilmesi için semâ
kapılarının açıldığını belirtir; o vakitte yaptığı bir ibadetin
Cenâb-ı Hakk'a arzedilmesini isterdi.
|