56. Câbir İbni
Semüre radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem evinden çıkıp yanımıza
geldi ve şöyle buyurdu:
- "Meleklerin Rableri huzurunda saf bağlayıp durdukları
gibi saf bağlasanız ya!"
Bunun üzerine biz:
- Yâ Resûlallah! Melekler Rablerinin huzurunda nasıl saf bağlayıp
dururlar? diye sorduk. Şöyle buyurdu:
- "Onlar öndeki safları tamamlayıp birbirine perçinlenmiş
gibi bitişik dururlar."
Müslim, Salât 119. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât
93; Nesâî, İmâmet 28; İbni Mâce, İkâmet 50
Açıklamalar
Peygamber Efendimiz ashâb-ı kirâma her güzel edebi öğrettiği
gibi, namazı nasıl kılacaklarını anlatmış, nerede nasıl oturup
kalkacaklarını ve nasıl davranacaklarını da göstermiştir. Hadisimizin
râvisi Câbir İbni Semüre'nin anlattığına göre ilk zamanlar ashâb-ı
kirâm namazı bitirip de selâm verecekleri zaman, elleriyle sağa
sola işaret ederlermiş. Bunu doğru bulmayan Resûl-i Ekrem Efendimiz
onlara:
"Hırçın atların kuyruğu gibi ellerinizi neden kaldırıyorsunuz?
Sâkin durun!" diyerek namazdan çıkarken nasıl selâm
vermek gerektiğini öğretmişti (Müslim, Salât 120-121).
Yine Câbir İbni Semüre'nin anlattığına göre Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem birgün Mescid-i Nebevî'de sahâbîlerin yanına
geldiğinde onların dağınık halkalar halinde oturduğunu gördü.
Onlara:
- "Sizi neden dağınık cemaatler halinde görüyorum?" buyurarak mescidde böyle oturmanın uygun olmadığını hatırlattı.
Başka bir gün de hadisimizde geçen olay meydana geldi.
Bütün bunlar bize, müslümanın, bulunduğu yerin şartlarına göre
en güzel biçimde davranması gerektiğini göstermektedir. Hepsi
de mescidde geçen yukarıdaki olaylar, mescidde durmanın ve oturmanın
belli edepleri bulunduğunu, bir müslümanın mescidde otururken
de, ibadet ederken de bu edeplere uymak zorunda olduğunu ortaya
koymaktadır.
Peygamber aleyhisselâm namaz kılarken Allah'ın huzurunda olduğumuzu
hatırlatmakta, Allah'ın huzurunda nasıl durmak gerektiği konusunda
melekleri kendimize örnek almamızı tavsiye buyurmaktadır. Sâffât
sûresinden öğrendiğimize göre meleklerin ilâhî huzurda duruş tarzları
ile namaz kılanların saf bağlayıp durmaları birbirine benzemektedir.
Nitekim bu sûrenin ilk âyetinde Allah Teâlâ meleklerden bahisle "Saf bağlayıp duranlara... yemin ederim ki" buyurmakta, 165. âyetinde de namaz kılanlardan "Biziz
o saf saf dizilenler" diye söz edilmektedir.
Resûlullah Efendimiz meleklerin Allah'ın huzurunda veya O'nun
arş-ı a`lâsının etrafında düzgün sıralar yani saflar halinde durduklarını,
saflar arasında hiçbir boşluk bırakmadıklarını, bir saffı iyice
doldurmadan arkadaki saffa geçmediklerini, üstelik birbirlerine
perçinlenmiş gibi sımsıkı kenetlendiklerini belirtmekte, öte yandan
namaz kılan müslümanların da Allah'ın huzurunda bulunduğunu hatırlatarak
o yüce mevkide meleklere benzemeye çalışmalarını öğütlemektedir.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Cemaatle namaz kılarken en ön saftan itibaren saflar arasında
hiçbir boşluk bırakmamalı, bir saf tamamlanmadan öteki saffı başlatmamalıdır.
2. Saflar arasında boşluk kalmaması için de namaz kılanlar birbirlerine
iyice yaklaşmalı ve omuz omuza durmalıdır.
3. Bu şartlara uyulmadığı zaman cemaatle namazın sevabı yitirilir.
4. Safların düzgün olması, müslümanların şuurlu ve uyanık olduğunu
gösterir.
|