134. Âişe radıyallahu
anhâ şöyle dedi:
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem geceleyin kalkıp ayakları
şişinceye kadar namaz kılardı. Bunun üzerine ona:
- Yâ Resûlallah! Senin geçmiş ve gelecek bütün hataların bağışlandığı
halde niye böyle kendini yoruyorsun? dedim.
Bana cevâben:
- "Allah'a şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurdu.
Buhârî, Tefsîrû sûre (48), 2; Müslim, Münâfikîn
81. Diğer kaynaklar için bk. 135 numaralı hadis.
Açıklamalar
Peygamber Efendimiz'in geceleri kendisini yorgun düşürecek şekilde
ibadet etmesi, ayakları çatlayıncaya veya baldırı şişinceye (Buhârî,
Teheccüd 6) kadar uzun süre kıyamda kalması Hz. Âişe annemizi
pek üzüyordu. Onun günah korkusuyla veya bağışlanma arzusuyla
ibadet ettiğini düşünüyordu. Bu sebeple Resûl-i Ekrem Efendimiz'e
Fetih sûresinin ikinci âyetindeki "Allah, senin geçmiş
ve gelecek kusurlarını bağışlar" müjdesini hatırlattı. "Allah senin geçmişte yaptığın, gelecekte yapabileceğin
bütün hatalarını bağışladığı halde kendini niçin bu kadar yoruyorsun?" diye sordu. Allah'ın Resûlü de, bu büyük lütuf karşısında sessiz
kalamayacağını, Cenâb-ı Hakk'ın kendisine verdiği bu bağışlanma
nimetine elinden geldiğince, gücü yettiğince şükretmenin bir kulluk
görevi olduğunu söyledi. Bir önceki babda da açıklandığı üzere,
iyiliğe ancak iyi insanların teşekkür edeceğini hatırlattı.
Hayatının uzun bir döneminde saatlerce ayakta kalarak ibadet
etmekten derin zevk alan Resûl-i Ekrem Efendimiz, Hz. Âişe annemizin
belirttiğine göre, kilosu artınca oturarak namaz kılmaya başladı.
Uzun süre oturduğu yerden okur, secde edeceği zaman ayağa kalkar,
bir müddet daha okuduktan sonra rükûa ve secdeye varırdı [Buhârî,
Tefsîru sûre (48), 2].
99 numarayla Mücâhede bahsinde geçmiş olan hadisimizin açıklamasında
belirtildiği üzere peygamberlerin hataları bizim hatalarımız gibi
değildir. Yapılması daha sevap olanı yapacak yerde onu bırakıp
sadece sevap olanı yapmaları veya küçük yanılgıları peygamberler
için hata sayılmıştır. Yoksa Peygamberler kasten günah işlemezler.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Peygamber Efendimiz, Cenâb-ı Hakk'ın lütuflarına şükretmek
üzere geceleyin çok ibadet ederdi.
2. İyiliğe teşekkür, insânî bir görevdir.
3. Nimetlerinden dolayı Allah'a şükretmenin çeşitli yolları vardır.
Bu şükür dille de ifade edilebilir; Efendimiz'in yaptığı gibi
geceleyin ibadet etmek suretiyle de olabilir.
4. Peygamber Efendimiz, bu uygulamasıyla, gece ibadetinin, kulluğu
en iyi ifade etme tarzı olduğunu göstermiştir.
135. Mugîre İbni Şu`be'den bu hadisin benzeri
rivayet edilmiştir.
Buhârî, Teheccüd 6, Rikâk 20; Müslim, Münâfikîn
79-80. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 187; Nesâî, Kıyâmü'l-leyl 17;
İbni Mâce, İkâmet 200
Açıklama
Mugîre İbni Şu`be'nin rivayet ettiği belirtilen, fakat burada
zikredilmeyen hadis ile Hz. Âişe'nin rivayet ettiği 134 numaralı
hadis arasında, birkaç kelime değişikliği dışında, mâna olarak
hiçbir fark yoktur. Bu sebeple Nevevî Mugîre İbni Şu`be'nin rivayetini
burada tekrar zikretmeye gerek görmemiştir.
|