120. Ebû Hüreyre
radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem Bilâl'e:
"Bilâl! Müslüman olduktan sonra yaptığın ibadetler
arasında en fazla sevap beklediğin hangisidir? Çünkü ben cennette,
senin ayakkabılarının tıkırtısını önümde duydum" diye sordu.
Bilâl de:
- Gece veya gündüz abdest aldıktan sonra bu abdestle kılabildiğim
kadar namaz kılarım. En fazla sevap beklediğim ibadet budur, dedi.
Buhârî, Teheccüd 17, Tevhîd 47; Müslim, Fezâilü's-sahâbe
108
Açıklamalar
Hadîs-i şerîf'in Sahîh-i Müslim'deki rivayetinde Efendimiz Bilâl'e,
"Ben bu gece cennette senin ayakkabılarının tıkırtısını önümde
duydum" buyurduğuna göre, bu olay Efendimiz'in rüyasında
meydana gelmiştir. Olayın rüyada meydana geldiğini açıkça gösteren
hadisler de bulunmaktadır (Buhârî, Fezâilü ashâbi'n-nebî, 6).
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, diğer insanların
dayanamayacağı kadar çok ibadet ettiği halde, yine de Cenâb-ı
Hakk'ı en fazla hoşnut edecek, dolayısıyla insana en çok sevap
kazandıracak ibadetleri araştırmaktan geri durmamıştır. Onun bu
davranışı, yapılan ibadetleri ve hayırları hiçbir zaman yeterli
görmemek, daha çok sevap getirecek hayırları ve ibadetleri öğrenmek
ve onları yapmaya çalışmak gerektiğini göstermektedir.
Peygamber aleyhisselâm'ın, tıpkı bir öğretmenin öğrencisini yanına
çağırıp onun dersleriyle ilgilenmesi ve durumunu beğenince onu
takdir ve teşvik etmesi gibi, sahâbîlerinin ibadetleriyle de ilgilenmesi
ve onları bu konuda cesaretlendirmesi ne hoş ve teşvik edici bir
davranıştır. Efendimiz'in bu nevi hareketleri, onun ne güzel bir
mürşid ve eğitimci olduğunu göstermektedir.
Bilâl-i Habeşî hazretleri, 77 numaralı hadiste kendisinden kısaca
sözedildiği üzere, İslam uğrunda büyük sıkıntılara katlanan faziletli
bir insandı. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz'in etrafında pervâne olan,
onun buyurduklarını yapmaya, onun istediği gibi yaşamaya gayret
eden samimi müslümanlardan biriydi. Her abdest veya boy abdesti
aldığında en az iki rek`at namaz kılmak suretiyle, kendisine İslam
nimetini ve abdest alma devletini lutfeden Cenâb-ı Hakk'a şükretme
usûlünü, Efendimiz aleyhisselâm'ın ibadetlerine bakarak ilk defa
o keşfetmişti. Abdesti bozulunca hemen abdest aldığını, abdest
alınca da hemen iki rek`at namaz kıldığını gösteren rivayetler
vardır (İbn Hacer, Fethü'l-bârî, III, 42, Teheccüd 17). Peygamber
Efendimiz bu hadîs-i şerifiyle, Bilâl-i Habeşî'yi cennetle müjdelemekte,
ona âhirette de beraber olacaklarını haber vermektedir.
Bilâl-i Habeşî'nin hâtırası olan bu namaz "abdest
şükrü" (şükrü'l-vudû') diye anılmaktadır. Abdest
şükrü, abdest veya gusülden, hatta teyemmümden hemen sonra kılınabileceği
gibi, o abdest bozulmadığı sürece istenildiği zaman da kılınabilir.
Bir müslüman, Hz. Bilâl'in yaptığı gibi, ibadet etme arzu ve
isteğine göre, dilediği vakitlerde ibadet edebilir; daha önce
kimsenin yapmadığı hayır yollarını keşfedebilir. İslam'ın hedefine
ve Resûlullah'ın sünnetine ters düşmeyen her güzel davranışın
güzel dinimizde mutlaka yeri ve karşılığı vardır. Zira kul ibadet
ve hayır yapmaktan usanmadıkça, mükâfat hazinesi sınırsız olan
Cenâb-ı Hak onun karşılığını fazlasıyla vererek kulunu bahtiyar
eder.
Hadisten Öğrendiklerimiz
1. Mânevî temizlikten, yani abdest, gusül veya teyemmümden sonra
en az iki rek`at namaz kılmak, Cenâb-ı Hakk'ın rızasını kazanmaya
vesile olan nâfile bir ibadettir.
2. Müslümanların abdest şükrü diye andıkları bu nâfile ibadeti
ilk defa Bilâl-i Habeşî îfâ etmiş, Peygamber Efendimiz de iyi
bir şey yaptığını söyleyerek bu ibadeti onaylamış, dolayısıyla
ümmetini bu ibadeti yapmaya teşvik etmiştir.
|