• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Nâziât  suresi ❭
  • Ali Fikri Yavuz ❭
  • Nâziât  suresi ❭
  • Nâziât  Suresi Türkçe Meali


  • Nâziât  1: Kasem olsun, (kâfirlerin ruhlarını tâ) derinliklerden çekip şiddetle çıkaran meleklere;
  • Nâziât  2: (Müminlerin canlarını) o usulcacık çekenlere,
  • Nâziât  3: (Dalgıçlar denizden inci çıkarır gibi,) yüzüp (müminlerin ruhlarını rahatça alarak) gidenlere,
  • Nâziât  4: (Müminlerin ruhlarını cennete, kâfirlerinkini ateşe götürmekte) koşup yarışanlara,
  • Nâziât  5: Bir de (kullara ait) işi tedbir edenlere ki, (kıyamet var, öldükten sonra dirilip hesaba çekileceksiniz).
  • Nâziât  6: O gün (Sûra) ilk üfürüş şiddetle sarsacak,
  • Nâziât  7: Onu ikinci üfürüş takib edecek.
  • Nâziât  8: (İnkârcı) kalbler, o gün ürperip hoplar yerinden;
  • Nâziât  9: (Bu kalblerin sahiblerinin) gözleri, korkudan zillet içindedir.
  • Nâziât  10: Kâfirler (dünyada öldükten sonra dirilmeyi inkâr ederek) şöyle diyorlar: “- Biz mi, sahiden (öldükten sonra) evvelki hale döndürüleceğiz?
  • Nâziât  11: Çürüyüp ufalanmış kemikler olduğumuz zaman mı?”
  • Nâziât  12: (Müminlerle alay ederek) dediler ki: “- O halde bu (dirilme) hüsranlı bir dönüş!”
  • Nâziât  13: (Ey kâfirler, bunu zor ve uzak bir iş görmeyin), muhakkak ki Sûra (son) üfürülüş, tek bir sayhadan ibarettir.
  • Nâziât  14: Bir de bakarsın onlar hep kabirlerinden uyanmışlar, (bir araya toplanmışlar)...
  • Nâziât  15: (Ey Rasûlüm), muhakkak ki sana Mûsa’nın haberi geldi.
  • Nâziât  16: Hani Rabbi ona, mukaddes Tuva vadisinde şöyle nida etmişti:
  • Nâziât  17: “Haydi Firavûn’a git; çünkü o pek azdı.”
  • Nâziât  18: (Ona) de ki: “- İster misin (küfürden) temizlenesin?
  • Nâziât  19: Seni Rabbine davet edeyim de (O’na) boyun eğesin?
  • Nâziât  20: (Mûsa vardı da) ona, büyük mucizeyi (asânın ejderha oluşunu) gösterdi.
  • Nâziât  21: Fakat o, (Mûsa’yı) yalanladı ve isyan etti.
  • Nâziât  22: Sonra (fesad peşine) koşarak (iman etmekten) yüz çevirdi.
  • Nâziât  23: Nihayet (sihirbazlarını, yahud ordusunu) topladı da çağırdı:
  • Nâziât  24: “-Ben, en yüksek Rabbinizim.” dedi.
  • Nâziât  25: Allah da onu dünya ve ahiret azabı ile yakalayıverdi.
  • Nâziât  26: Muhakkak ki bunda bir ibret var, (Allah’dan) korkacak kimse için...
  • Nâziât  27: (Sizce, öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı çetin, yoksa semâ (yı yaratmak) mı? Allah onu bina etmiştir.
  • Nâziât  28: Tavanını yükseltti de, onu düzgün bir nizama koydu.
  • Nâziât  29: Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlık...
  • Nâziât  30: Bundan sonra (yer ve arkasından da gök yaratıldıktan sonra), arzı döşedi.
  • Nâziât  31: O arzdan suyunu ve otlağını çıkardı;
  • Nâziât  32: Dağları yerleştirdi,
  • Nâziât  33: Sizin ve davarlarınızın istifadesi için...
  • Nâziât  34: Fakat o büyük felâket (kıyamet) geldiği vakit,
  • Nâziât  35: O gün insan, (küfür olarak) ne yaptığını anlıyacaktır.
  • Nâziât  36: Bir de cehennem, her (gözü olub) görene açılmıştır, (o gün, onu herkes görecektir).
  • Nâziât  37: Artık kim azgınlık edib kâfir olmuş,
  • Nâziât  38: (Ahiret üzerine) dünya hayatını tercih etmişse,
  • Nâziât  39: Muhakkak cehennem, onun varacağı yerdir.
  • Nâziât  40: Fakat her kim de Rabbinin makamından korkmuş ve nefsi, şehevattan alıkoymuşsa,
  • Nâziât  41: Muhakkak cennet onun varacağı yerdir.
  • Nâziât  42: Sana kıyametten soruyorlar: “- Ne zaman kaim olacak?”
  • Nâziât  43: Onu anlatmak sana nerden olsun? (Allah bildirmeyince...)
  • Nâziât  44: Onun nihayeti (ilmi), yalnız Rabbine aiddir.
  • Nâziât  45: Sen, ancak kıyametten korkacakları sakındıran bir peygambersin.
  • Nâziât  46: (İnsanlar), kıyameti görecekleri gün, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka (dünyada, yahud kabirlerde) durmamışa dönecekler.
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat