• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Müddessir suresi ❭
  • Ali Fikri Yavuz ❭
  • Müddessir suresi ❭
  • Müddessir Suresi Türkçe Meali


  • Müddessir 1: Ey (elbisesine) bürünen Peygamber!
  • Müddessir 2: Kalk da (kavmini Allah’ın azabı ile) korkut; (iman etmezlerse azaba uğrıyacaklarını kendilerine haber ver).
  • Müddessir 3: Rabbini yücelt, (O’nu tenzîh et).
  • Müddessir 4: Elbiseni de (daima) temiz tut.
  • Müddessir 5: Azaba vesile olan şeyleri terkde sebat et.
  • Müddessir 6: Az bir şey verib karşılığında çok şey isteme.
  • Müddessir 7: Rabbinin rızası için sabret.
  • Müddessir 8: O Sûr’a üfürüldüğü zaman,
  • Müddessir 9: İşte o kıyâmet vakti çok şiddetli bir gündür;
  • Müddessir 10: kâfirlere hiç kolay değildir.
  • Müddessir 11: (Mal ve evlâdsız olarak) tek başına yarattığım o kâfiri (Velid İbni Muğîre’yi) bana bırak.
  • Müddessir 12: (Çırılçıplak yarattığım) bu adama da (sonra) uzun boylu mal verdim.
  • Müddessir 13: Hem (kendisi ile) hazır bulunan oğullar...
  • Müddessir 14: Ona nimet döşedim de döşedim...
  • Müddessir 15: Sonra da arzu eder ki, daha artırayım.
  • Müddessir 16: Hayır, (istediğine kavuşamaz) çünkü o, ayetlerimize karşı bir inkârcı idi.
  • Müddessir 17: Muhakkak ben, onu, meşakkatli bir azaba sardıracağım.
  • Müddessir 18: Çünkü o (Velid İbni Muğire), kendi kendine bir düşündü ve (zannınca peygambere söyliyecek sözünü) uydurub kurdu.
  • Müddessir 19: Kahrolası ne biçim (söz) uydurdu!... (Peygambere nasıl sihirbaz dedi!...)
  • Müddessir 20: Sonra kahrolası ne biçim (söz) uydurdu!...
  • Müddessir 21: Sonra (döndü insanların yüzüne) baktı.
  • Müddessir 22: Sonra (söyliyecek söz bulamadığından) suratını astı ve kaşlarını çattı.
  • Müddessir 23: Nihayet (Peygambere ve ashabına) arka çevirdi ve kibirlendi de;
  • Müddessir 24: Şöyle dedi: “- Bu ancak (başka sihirbazdan) öğrenilen bir sihirdir.
  • Müddessir 25: Muhakkak bu (kimsenin söylediği söz), bir insan sözüdür.”
  • Müddessir 26: Ben de muhakkak onu (Velid İbni Muğîre’yi) cehenneme sokacağım.
  • Müddessir 27: Hem (Ey Rasûlüm) bilir misin, nedir o cehennem!...
  • Müddessir 28: (İnsanların bedeninde et) bırakmaz, (kemik de) koymaz.
  • Müddessir 29: O cehennem, insanları yakıb kavurandır.
  • Müddessir 30: Üzerinde ondokuz melek var.
  • Müddessir 31: Biz o ateşin muhafızlarını hep meleklerden ibaret kıldık. Sayılarını da ancak kâfir olanlar için bir fitne yaptık, (zira on dokuz meleği azımsayarak onları helâk edebileceklerini sandılar); kendilerine kitab verilenler de Kur’an’ın hak olduğuna inansınlar; (çünkü onların kitablarında da bu meleklerin sayısı on dokuzdur); müminlerin de imanlarını artırsın. Kendilerine kitab verilenlerle müminler (böylece) şüpheye düşmesinler. Kalblerinde bir maraz (nifak) bulunanlarla kâfirler de şöyle desin: “- Allah bu sayı ile beraber hangi şeyi murad etmiştir? İşte Allah dilediğini böyle şaşırtır, dilediğini de yola getirir. Rabbinin ordularını da ancak kendisi bilir. O cehennem de insanlar için ancak bir öğüddür.
  • Müddessir 32: Hayır, onlar öğüd almazlar! Kamer hakkı için,
  • Müddessir 33: Dönüb geldiği zaman, o gece hakkı için,
  • Müddessir 34: Ağardığı sıra o sabah hakkı için,
  • Müddessir 35: Muhakkak o cehennem, büyük belâlardan biridir;
  • Müddessir 36: Kocundurmak için insanları,
  • Müddessir 37: İçinizden (hayırda) ileri gitmek, yahud geri kalmak istiyenleri...
  • Müddessir 38: Herkes kazandığına karşılık bir rehinedir; (hesabını doğru vermekle ancak kendisini kurtarabilir).
  • Müddessir 39: Ancak sağcılar (kitabları sağ ellerine verilenler),
  • Müddessir 40: Cennetlerdedirler; sorarlar.
  • Müddessir 41: Mücrimlerden;
  • Müddessir 42: “-Sizi cehenneme sokan nedir?”
  • Müddessir 43: Onlar şöyle derler: “- Biz namaz kılanlardan değildik,
  • Müddessir 44: Yoksula yedirmezdik,
  • Müddessir 45: Batıla dalanlarla beraber dalıyorduk,
  • Müddessir 46: Hesab gününü de yalan sayardık.
  • Müddessir 47: Nihayet bize ölüm gelib çattı.”
  • Müddessir 48: Fakat (o vakit) şefaatçilerin şefaatı onlara fayda vermez.
  • Müddessir 49: Böyle iken onlara (Mekke halkına) ne oluyor ki, Kur’an’dan yüz çeviriyorlar.
  • Müddessir 50: Sanki ürkmüş yaban eşekleri;
  • Müddessir 51: Aslandan kaçmaktalar...
  • Müddessir 52: Doğrusu, onlardan her biri (Allah tarafından) kendisine okuyacak olduğu ayrı kitablar dağıtılmasını istiyor, (ki orada peygambere iman etmek gerektiğine dair Allah’ın emrini bulsun).
  • Müddessir 53: Hayır, (onlara bu istedikleri verilmez), hakikat şu ki, onlar ahiretten korkmazlar.
  • Müddessir 54: Hayır, zannettikleri gibi değil, Muhakkak O Kur’an (Allah’dan) bir öğüddür.
  • Müddessir 55: Artık dileyen kimse ondan öğüd alır.
  • Müddessir 56: Bununla beraber Allah dilemeyince öğüd almazlar; koruyacak da O’dur, bağışlayacak da O...
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat