• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Gâşiye  suresi ❭
  • Gâşiye Suresi, Gâşiye suresinin anlamı, yazılışı, Türkçe okunuşu ve sesli dinle


    Web Taraycınız bu özelliği desteklemiyor

    Gâşiye 1 (Mealleri Karşılaştır):

    • Hel etâke hadîsul gâşiyeh(gâşiyeti).
    • بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ
    • Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?

    Gâşiye 2 (Mealleri Karşılaştır):

    • Vucûhun yevmeizin hâşiah(hâşiatun).
    • وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ
    • O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.

    Gâşiye 3 (Mealleri Karşılaştır):

    • Âmiletun nâsıbeh(nâsıbetun).
    • عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ
    • Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.

    Gâşiye 4 (Mealleri Karşılaştır):

    • Teslâ nâren hâmiyeh(hâmiyeten).
    • تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةً
    • Kızgın ateşe girerler.

    Gâşiye 5 (Mealleri Karşılaştır):

    • Tuskâ min aynin âniyeh(âniyetin).
    • تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍ
    • Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.

    Gâşiye 6 (Mealleri Karşılaştır):

    • Leyse lehum taâmun illâ min darî’(darîın).
    • لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ
    • Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.

    Gâşiye 7 (Mealleri Karşılaştır):

    • Lâ yusminu ve lâ yugnî min cû’(cûın).
    • لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍ
    • O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.

    Gâşiye 8 (Mealleri Karşılaştır):

    • Vucûhun yevmeizin nâımeh(nâımetun).
    • وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ
    • O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.

    Gâşiye 9 (Mealleri Karşılaştır):

    • Li sa’yihâ râdiyeh(râdiyetun).
    • لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ
    • Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.

    Gâşiye 10 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fî cennetin âliyeh(âliyetun).
    • فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
    • Yüksek bir cennettedirler.

    Gâşiye 11 (Mealleri Karşılaştır):

    • Lâ tesmeu fîhâ lâgıyeh(lâgıyeten).
    • لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةً
    • Orada hiçbir boş söz işitmezler.

    Gâşiye 12 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhâ aynun câriyeh(câriyetun).
    • فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ
    • Orada akan bir kaynak vardır.

    Gâşiye 13 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhâ sururun merfûah(merfûatun).
    • فِيهَا سُرُرٌ مَّرْفُوعَةٌ
    • (13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

    Gâşiye 14 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve ekvabun mevdûah(mevdûatun).
    • وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ
    • (13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

    Gâşiye 15 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve nemârıku masfûfeh(masfûfetun).
    • وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ
    • (13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

    Gâşiye 16 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve zerâbiyyu mebsûseh(mebsûsetun).
    • وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ
    • (13-16) Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır.

    Gâşiye 17 (Mealleri Karşılaştır):

    • E fe lâ yanzurûne ilel ibili keyfe hulikat.
    • أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ
    • Deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmıştır!

    Gâşiye 18 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve iles semâi keyfe rufiat.
    • وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ
    • Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiştir!

    Gâşiye 19 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve ilel cibâli keyfe nusıbet.
    • وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ
    • Dağlara bakmıyorlar mı, nasıl dikilmişlerdir!

    Gâşiye 20 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve ilel ardı keyfe sutıhat.
    • وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ
    • Yeryüzüne bakmıyorlar mı, nasıl yayılmıştır!

    Gâşiye 21 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fezekkir innemâ ente muzekkir(muzekkirun).
    • فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ
    • Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.

    Gâşiye 22 (Mealleri Karşılaştır):

    • Leste aleyhim bi musaytır(musaytırın).
    • لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ
    • Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.

    Gâşiye 23 (Mealleri Karşılaştır):

    • İllâ men tevellâ ve kefer(kefere).
    • إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
    • (23-24) Ancak, kim yüz çevirir, inkâr ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

    Gâşiye 24 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe yuazzibuhullâhul azâbel ekber(ekbere).
    • فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ
    • (23-24) Ancak, kim yüz çevirir, inkâr ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

    Gâşiye 25 (Mealleri Karşılaştır):

    • İnne ileynâ iyâbehum.
    • إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ
    • Şüphesiz onların dönüşü ancak bizedir.

    Gâşiye 26 (Mealleri Karşılaştır):

    • Summe inne aleynâ hisâbehum.
    • ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم
    • Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
    Vaktin Çağrısı
    Şehr-i Ramazan
    Güncel
    Dini Hayat