• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Rahmân  suresi ❭
  • Rahmân Suresi, Rahmân suresinin anlamı, yazılışı, Türkçe okunuşu ve sesli dinle


    Web Taraycınız bu özelliği desteklemiyor

    Rahmân 1 (Mealleri Karşılaştır):

    • Er rahmân(rahmânu).
    • بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلرَّحْمَٰنُ
    • (1-2) Rahmân, Kur’an’ı öğretti.

    Rahmân 2 (Mealleri Karşılaştır):

    • Allemel kur’ân(kur’âne).
    • عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ
    • (1-2) Rahmân, Kur’an’ı öğretti.

    Rahmân 3 (Mealleri Karşılaştır):

    • Halakal insân(insâne).
    • خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ
    • İnsanı yarattı.

    Rahmân 4 (Mealleri Karşılaştır):

    • Allemehul beyân(beyâne).
    • عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ
    • Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.

    Rahmân 5 (Mealleri Karşılaştır):

    • Eş şemsu vel kameru bi husbân(husbânin).
    • ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ
    • Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.

    Rahmân 6 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ven necmu veş şeceru yescudân(yescudâni).
    • وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
    • Otlar ve ağaçlar (Allah’a) boyun eğerler.

    Rahmân 7 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ves semâe refeahâ ve vedaal mîzân(mîzâne).
    • وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ
    • Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.

    Rahmân 8 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ellâ tatgav fîl mîzân(mîzâni).
    • أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ
    • Ölçüde haddi aşmayın.

    Rahmân 9 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve ekîmul vezne bil kıstı ve lâ tuhsırûl mîzân(mîzâne).
    • وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ
    • Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.

    Rahmân 10 (Mealleri Karşılaştır):

    • Vel arda vedaahâ lil enâm(enâmi).
    • وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ
    • Allah, yeri yaratıklar için var etti.

    Rahmân 11 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhâ fâkihetun vennahlu zâtul ekmâm(ekmâmi).
    • فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ
    • Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

    Rahmân 12 (Mealleri Karşılaştır):

    • Vel habbu zul asfi ver reyhân(reyhânu).
    • وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ
    • Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.

    Rahmân 13 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 14 (Mealleri Karşılaştır):

    • Halakal insâne min salsâlin kel fehhâr(fehhâri).
    • خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ
    • Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.

    Rahmân 15 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve halakal cânne min mâricin min nâr(nârin).
    • وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ
    • “Cin”i de yalın bir ateşten yarattı.

    Rahmân 16 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 17 (Mealleri Karşılaştır):

    • Rabbul meşrikayni ve rabbul magribeyn(magribeyni).
    • رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
    • O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.

    Rahmân 18 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 19 (Mealleri Karşılaştır):

    • Merecel bahreyni yeltekıyân(yeltekıyâni).
    • مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
    • (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.

    Rahmân 20 (Mealleri Karşılaştır):

    • Beynehumâ berzehun lâ yebgıyân(yebgıyâni).
    • بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ
    • (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.

    Rahmân 21 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 22 (Mealleri Karşılaştır):

    • Yahrucu min humel lûluu vel mercân(mercânu).
    • يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ
    • O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.

    Rahmân 23 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 24 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve lehul cevâril munşeâtu fîl bahri kel alâm(alâmi).
    • وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ
    • Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O’nundur.

    Rahmân 25 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 26 (Mealleri Karşılaştır):

    • Kullu men aleyhâ fân(fânin).
    • كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
    • Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır.

    Rahmân 27 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve yebkâ vechu rabbike zûl celâli vel ikrâm(ikrâmi).
    • وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
    • Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır.

    Rahmân 28 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 29 (Mealleri Karşılaştır):

    • Yes’ eluhu men fis semâvâti vel ard(ardı), kulle yevmin huve fî şe’nin.
    • يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ
    • Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O’ndan isterler. O, her an yeni bir ilâhî tasarruftadır.

    Rahmân 30 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 31 (Mealleri Karşılaştır):

    • Se nefrugu lekum eyyuhes sekalân(sekalâni).
    • سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ
    • Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!

    Rahmân 32 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 33 (Mealleri Karşılaştır):

    • Yâ ma´şerel cinni vel insi inisteta´tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuz(fenfuzû), lâ tenfuzûne illâ bi sultân(sultânin).
    • يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍ
    • Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.

    Rahmân 34 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 35 (Mealleri Karşılaştır):

    • Yurselu aleykumâ şuvâzun min nârin ve nuhâsun fe lâ tentesırân(tentesırâni).
    • يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ
    • Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.

    Rahmân 36 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 37 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe îzen şakkatis semâu fe kânet verdeten keddihân(keddihâni).
    • فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ
    • Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?)

    Rahmân 38 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 39 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe yevme îzin lâ yus’elu an zenbihî insun ve lâ cânn(cânnun).
    • فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ
    • İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.

    Rahmân 40 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 41 (Mealleri Karşılaştır):

    • Yu’reful mucrımûne bi sîmâhum fe yu’hazu bin nevâsî vel akdâm(akdâmi).
    • يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ
    • Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

    Rahmân 42 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 43 (Mealleri Karşılaştır):

    • Hâzihî cehennemulletî yukezzibu bi hel mucrimûn(mucrimûne).
    • هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ
    • İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.

    Rahmân 44 (Mealleri Karşılaştır):

    • Yetûfûne beynehâ ve beyne hamîmin ân(ânin).
    • يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ
    • Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.

    Rahmân 45 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 46 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve li men hâfe makâme rabbihî cennetân(cennetâni).
    • وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ
    • Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.

    Rahmân 47 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 48 (Mealleri Karşılaştır):

    • Zevâtâ efnân(efnânin).
    • ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ
    • İki cennet de (ağaçlar, meyveler, rengârenk bitkiler gibi) çeşit çeşit güzelliklerle bezenmiştir.

    Rahmân 49 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 50 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhi mâ aynâni tecriyân(tecriyâni).
    • فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ
    • İçlerinde akan iki pınar vardır.

    Rahmân 51 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 52 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhi mâ min kulli fâkihetin zevcân(zevcâni).
    • فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍ زَوْجَانِ
    • İkisinde de her meyveden çift çift vardır.

    Rahmân 53 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 54 (Mealleri Karşılaştır):

    • Muttekiîne alâ furuşin betâinuhâ min istebrak(istebrakin), ve cenel cenneteyni dân(dânin).
    • مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ
    • Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.

    Rahmân 55 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 56 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhinne kâsirâtut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânn(cânnun).
    • فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
    • Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

    Rahmân 57 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 58 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ke enne hunnel yâkûtu vel mercân(mercânu).
    • كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ
    • Onlar sanki yakut ve mercandır.

    Rahmân 59 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 60 (Mealleri Karşılaştır):

    • Hel cezâul ihsâni illel ihsân(ihsânu).
    • هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ
    • İyiliğin karşılığı, yalnız iyiliktir.

    Rahmân 61 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 62 (Mealleri Karşılaştır):

    • Ve min dûnihimâ cennetân(cennetâni).
    • وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ
    • Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.

    Rahmân 63 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 64 (Mealleri Karşılaştır):

    • Mud hâmmetân(hâmmetâni).
    • مُدْهَآمَّتَانِ
    • O iki cennet koyu yeşil renktedir.

    Rahmân 65 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 66 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhi mâ aynâni neddâhatân(neddâhatâni).
    • فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ
    • İçlerinde kaynayan iki pınar vardır.

    Rahmân 67 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 68 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhi mâ fâkihetun ve nahlun ve rummân(rummânun).
    • فِيهِمَا فَٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ
    • İçlerinde her türlü meyve, hurma ve nar vardır.

    Rahmân 69 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 70 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fîhinne hayrâtun hisân(hisânun).
    • فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ
    • Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır.

    Rahmân 71 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 72 (Mealleri Karşılaştır):

    • Hûrun maksûrâtun fîl hiyâm(hiyâmi).
    • حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ
    • Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.

    Rahmân 73 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 74 (Mealleri Karşılaştır):

    • Lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânn(cânnun).
    • لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
    • Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

    Rahmân 75 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 76 (Mealleri Karşılaştır):

    • Muttekiîne alâ refrefin hudrin ve abkariyyin hisân(hisânin).
    • مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ
    • Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).

    Rahmân 77 (Mealleri Karşılaştır):

    • Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
    • فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
    • O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

    Rahmân 78 (Mealleri Karşılaştır):

    • Tebârekesmu rabbike zîl celâli vel ikrâm(ikrâmi).
    • تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
    • Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.
    Vaktin Çağrısı
    Şehr-i Ramazan
    Güncel
    Dini Hayat