• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Yûnus  suresi ❭
  • Yûnus  74 ❭
  • Yûnus Suresi 74. Ayet Meali


    Your browser doesn’t support HTML5 audio

    ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ بِمَا كَذَّبُوا۟ بِهِۦ مِن قَبْلُ ۚ كَذَٰلِكَ نَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلْمُعْتَدِينَ
    Summe beasnâ min ba’dihî rusulen ilâ kavmihim fe câûhum bil beyyinâti fe mâ kânû li yu’minû bimâ kezzebû bihî min kabl(kablu), kezâlike natbeu alâ kulûbil mugtedîn(mugtedîne).
    Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık mucizeler getirdiler. Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.
    Türkçesi Kökü Arapçası
    • sonra
    • ثُمَّ
    • gönderdik
    • ب ع ث
    • بَعَثْنَا
    • مِنْ
    • onun ardından
    • ب ع د
    • بَعْدِهِ
    • peygamberleri
    • ر س ل
    • رُسُلًا
    • إِلَىٰ
    • kavimlerine
    • ق و م
    • قَوْمِهِمْ
    • getirdiler
    • ج ي ا
    • فَجَاءُوهُمْ
    • açık belgeler
    • ب ي ن
    • بِالْبَيِّنَاتِ
    • ancak
    • فَمَا
    • onlar
    • ك و ن
    • كَانُوا
    • inanmadılar
    • ا م ن
    • لِيُؤْمِنُوا
    • şeylere
    • بِمَا
    • yalanladıkları
    • ك ذ ب
    • كَذَّبُوا
    • onu
    • بِهِ
    • مِنْ
    • daha önce
    • ق ب ل
    • قَبْلُ
    • işte böyle
    • كَذَٰلِكَ
    • mühürleriz
    • ط ب ع
    • نَطْبَعُ
    • üzerini
    • عَلَىٰ
    • kalpleri
    • ق ل ب
    • قُلُوبِ
    • aşırı gidenlerin
    • ع د و
    • الْمُعْتَدِينَ
    • Diyanet İşleri Başkanlığı: Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık mucizeler getirdiler. Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.
    • Diyanet Vakfı: Sonra onun arkasından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara mucizeler getirdiler. Fakat onlar daha önce yalanladıkları şeye inanacak değillerdi. İşte haddi aşanların kalplerini biz böyle mühürleriz.
    • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Sonra onun arkasından birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik; onlara açık mucizelerle vardılar, fakat önce yalan dediklerine yine de bir türlü inanmak istemediler. İşte Biz sürekli haddi aşanların kalplerini böyle mühürleriz.
    • Elmalılı Hamdi Yazır: Sonra onun arkasından birçok peygamberleri kavimlerine gönderdik. Onlara açık mucizelerle geldiler. Fakat onlar bir defa yalan dediklerine sonuna kadar bir türlü inanmadılar. İşte biz, haddi aşanların kalblerini böyle mühürleriz.
    • Ali Fikri Yavuz: Sonra Nûh’un arkasından bir çok Peygamberleri kavimlerine gönderdik, onlara açık mûcizeler getirdiler. Fakat önceden yaptıkları tekzibden ötürü, bir türlü inanmak istemediler. İşte biz, hududu aşanların kalbleri üzerine böyle mühür basarız. (artık iman edemezler).
    • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Sonra onun arkasından bir çok Peygamberleri kavmlerine gönderdik, onlara açık mu´cizelerle vardılar, fakat önce yalan dediklerine bir türlü inanmak istemediler, işte biz tecavüzü ı´tiyad edenlerin kalblerini böyle tab´ederiz
    • Fizilal-il Kuran: Sonra Nuh´un ardından birçok peygamberi soydaşlarına gönderdik. Peygamberler soydaşlarına açık mesajlar getirdiler. Fakat soydaşları daha önce yalanladıkları gerçeklere inanmaya yanaşmadılar. Biz de, ölçüyü aşanların kalplerini böyle mühürleriz.
    • Hasan Basri Çantay: Sonra onun arkasından kendi kavmlerine (bir çok) peygamberler gönderdik de bunlar, onlara (da´valarını isbat eden) apaçık mu´cizeler getirdiler. Fakat önceden (hakkı) yalan say (mıya alış) dıkları için, (kaabil değil) inanmadılar. İşte haddi aşanların gönülleri üzerine biz böyle mühür basarız!
    • İbni Kesir: Sonra onun arkasından peygamberleri kavimlerine gönderdik. Onlara apaçık ayetylerle geldiler. Fakat önceden yalanladıkları için inanmadılar. Aşırı gidenlerin kalblerini işte böylece mühürleriz.
    • Ömer Nasuhi Bilmen: Sonra onu müteakip kavimlerine peygamberler gönderdik. Onlara beyyineler ile geldiler. Onlar ise evvelce tekzîp etmiş oldukları şeylere imân eder olmadılar. İşte haddi tecavüz edenlerin kalpleri üzerine böylece mühürleriz.
    • Tefhim-ul Kuran: Sonra onun ardından kendi kavimlerine (başka) peygamberler gönderdik; onlara apaçık belgeler getirmişlerdi. Ama daha önce onu yalanlamaları nedeniyle inanmadılar. İşte biz, haddi aşanların kalblerini böyle damgalarız.

    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109
    Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat