• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Bakara  suresi ❭
  • Bakara  2❭
  • Bakara Suresi 2. Ayet Meali


    ذَٰلِكَ ٱلْكِتَٰبُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ
    Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne).
    Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.

      Türkçesi

      Kökü

      Arapçası

    • işte o
    • ذَٰلِكَ
    • Kitap
    • ك ت ب
    • الْكِتَابُ
    • yoktur
    • لَا
    • hiç şüphe
    • ر ي ب
    • رَيْبَ
    • kendisinde
    • فِيهِ
    • yol göstericidir
    • ه د ي
    • هُدًى
    • müttakiler için
    • و ق ي
    • لِلْمُتَّقِينَ
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.
  • Diyanet Vakfı: O kitap (Kur´an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Iste o kitap, bunda süphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): İşte o Kitap, bunda şüphe yok; korunacaklar için hidayetin ta kendisi.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir.
  • Ali Fikri Yavuz: Bu, O kitaptır ki, kendisinden hiç şüphe yoktur ve daha önceki kitaplarda, Allah’ın inzâl edeceğini vaad buyurduğu kâmil kitaptır. Âhirette zarar verecek şeylerden korunanlar (takva sahipleri) için delildir, yol göstericidir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): İşte o kitap, bunda şüphe yok, ayni hidayet, korunacaklar için
  • Fizilal-il Kuran: Doğru olduğu kuşkusuz olan bu kitap, takva sahipleri için hidayet kaynağıdır.
  • Hasan Basri Çantay: Bu, o kitab´dır ki kendisinde (Allah katından gönderilmiş olduğunda) hiç şübhe yokdur. (O) takvaa sahibleri için doğru yolun ta kendisidir.
  • İbni Kesir: İşte bu kitab, onda hiç bir şüphe yoktur, müttekiler için hidayettir.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: (1-2) Elif, lâm, mîm. İşte bu kitap ki, bunda bir şekk yoktur. Muttakîler için bir hidâyettir.
  • Tefhim-ul Kuran: Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için de kılavuz olan bir kitaptır.
  • Kuran Yolu: O kitap (Kur`an); onda asla şüphe yoktur. O, müttakîler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.
  • Kuran Yolu Tefsiri: Bakara sûresi Medine’de nâzil olduğuna göre daha önce birçok sûrenin gelmiş olması gerekir. Bu sûrelerle önemli bir kısmı tamamlanmış bulunan metne “kitap” demek uygun görülmüştür.

    “Şüphe yok” ifadesi, hem kitabın Allah’tan geldiği, anlatmak istediğini açıkça anlatabildiği hem de onun bir kılavuz, rehber, ışık olmasıyla ilgilidir; her iki konuda da şüpheye yer yoktur.

    “Rehber” diye çevirdiğimiz hüdâ hidâyetle aynı kökten olup Allah’ın razı olduğu hayat tarzında, iman, ibadet ve ahlâk yolunda ilâhî rehberliği ifade etmektedir. Bu rehberlikten yararlanabilmek için kişide yukarıdaki âyetlerde nitelikleri açıklanan bilincin bulunması gerekir (geniş bilgi için bk. Yusuf Şevki Yavuz, “Hidâyet”, DİA, XVII, 473-477).

    Müttaki (takvâ sahibi) ve takvâ dilimizde de kullanılan Arapça asıllı kelimelerdendir. Müttakiler kelimesinin lügat mânası, “sakınılması gereken şeylerden sakınanlar” demektir. Kur’an’da ve özellikle bu âyette geçen takvânın mânası onu takip eden âyetlerde açıklanmıştır. Buna göre takvâ sahibi kimselerde şu beş vasıf vardır: Gayba iman etmek, namazı doğru ve devamlı kılmak, Allah’ın verdiklerinden bir kısmını O’nun rızâsı için harcamak, Kur’an’a olduğu gibi diğer peygamberlere gönderilen kitaplara da inanmak ve âhiret konusunda kesin inanç sahibi olmak. Bu vasıfları kendinde gerçekleştirmiş olan mümin takvâ sahibidir, müttakidir. Böylece takvâ sahibi olan müminlerde hâsıl olan şuur, duygu ve davranışlarla ilgili başka açıklamalar da yapılmıştır. Konuyla ilgili birkaç hadisin anlamı şöyledir:“Kul, sakıncalı olana düşmemek için sakıncasız olandan da çekinmedikçe takvâ sahibi olamaz” (Tirmizî, “Kıyâme”, 19; İbn Mâce, “Zühd”, 24). “Kul, vicdanını rahatsız eden şeyi terketmedikçe takvâ derecesini elde edemez (Buhârî, “Îmân”, 1). Ebû Hüreyre’ye nisbet edilen bir benzetme, “Yolda yürürken dikenler görürsen ya yolu değiştirirsin ya da dikene dokunmadan geçmenin bir yolunu arar ve bulursun; işte takvâ da budur; hayatı Allah Teâlâ’nın yasakladığı kötülüklere bulaşmadan yaşamaya çalışmaktır” (takvâ hakkında ayrıca bk. Bakara 2/197).

    Kaynak: Kur`an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 70-71

  • Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat