• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Hâkka  suresi ❭
  • Hâkka Suresi, Hâkka suresinin anlamı, yazılışı, Türkçe okunuşu ve sesli dinle


  • Hâkka  1 (Mealleri Karşılaştır): Gerçekleşecek olan kıyamet!
    بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلْحَآقَّةُ
  • Hâkka  2 (Mealleri Karşılaştır): Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet?
    مَا ٱلْحَآقَّةُ
  • Hâkka  3 (Mealleri Karşılaştır): Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin?
    وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ
  • Hâkka  4 (Mealleri Karşılaştır): Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.
    كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ
  • Hâkka  5 (Mealleri Karşılaştır): Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.
    فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ
  • Hâkka  6 (Mealleri Karşılaştır): Âd kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgârla helâk edildi.
    وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ
  • Hâkka  7 (Mealleri Karşılaştır): Allah, onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş hâlde görürdün.
    سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ
  • Hâkka  8 (Mealleri Karşılaştır): Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun?
    فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ
  • Hâkka  9 (Mealleri Karşılaştır): Firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lût kavmi) hep o suçu işlediler.
    وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ
  • Hâkka  10 (Mealleri Karşılaştır): Öyle ki Rablerinin elçilerine karşı geldiler. Bunun üzerine Allah da onları gittikçe artan bir azap ile yakaladı.
    فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً
  • Hâkka  11 (Mealleri Karşılaştır): (11-12) Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
    إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ
  • Hâkka  12 (Mealleri Karşılaştır): (11-12) Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
    لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ
  • Hâkka  13 (Mealleri Karşılaştır): (13-15) Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
    فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ
  • Hâkka  14 (Mealleri Karşılaştır): (13-15) Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
    وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً
  • Hâkka  15 (Mealleri Karşılaştır): (13-15) Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
    فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
  • Hâkka  16 (Mealleri Karşılaştır): Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.
    وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ
  • Hâkka  17 (Mealleri Karşılaştır): Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş’ını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.
    وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَٰنِيَةٌ
  • Hâkka  18 (Mealleri Karşılaştır): O gün (hesap için Allah’a) arz olunursunuz. Hiçbir sırrınız gizli kalmaz.
    يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ
  • Hâkka  19 (Mealleri Karşılaştır): İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!”
    فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَٰبِيَهْ
  • Hâkka  20 (Mealleri Karşılaştır): “Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.”
    إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَٰقٍ حِسَابِيَهْ
  • Hâkka  21 (Mealleri Karşılaştır): Artık o, hoşnut bir hayat içindedir.
    فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
  • Hâkka  22 (Mealleri Karşılaştır): Yüksek bir cennettedir.
    فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
  • Hâkka  23 (Mealleri Karşılaştır): Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).
    قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
  • Hâkka  24 (Mealleri Karşılaştır): (Onlara şöyle denir:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.
    كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ
  • Hâkka  25 (Mealleri Karşılaştır): Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi.”
    وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَٰبِيَهْ
  • Hâkka  26 (Mealleri Karşılaştır): “Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim.”
    وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
  • Hâkka  27 (Mealleri Karşılaştır): “Keşke ölüm her şeyi bitirseydi.”
    يَٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ
  • Hâkka  28 (Mealleri Karşılaştır): “Malım bana hiçbir yarar sağlamadı.”
    مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ
  • Hâkka  29 (Mealleri Karşılaştır): “Saltanatım da yok olup gitti.”
    هَلَكَ عَنِّى سُلْطَٰنِيَهْ
  • Hâkka  30 (Mealleri Karşılaştır): (Allah, şöyle der:) “Onu yakalayıp bağlayın.”
    خُذُوهُ فَغُلُّوهُ
  • Hâkka  31 (Mealleri Karşılaştır): “Sonra onu cehenneme atın.”
    ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ
  • Hâkka  32 (Mealleri Karşılaştır): “Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu.”
    ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ
  • Hâkka  33 (Mealleri Karşılaştır): “Çünkü o, azamet sahibi Allah’a iman etmiyordu.”
    إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ
  • Hâkka  34 (Mealleri Karşılaştır): “Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu.”
    وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
  • Hâkka  35 (Mealleri Karşılaştır): “Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.”
    فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَٰهُنَا حَمِيمٌ
  • Hâkka  36 (Mealleri Karşılaştır): “Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur.”
    وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ
  • Hâkka  37 (Mealleri Karşılaştır): Onu günahkârlardan başkası yemez.”
    لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَٰطِـُٔونَ
  • Hâkka  38 (Mealleri Karşılaştır): (38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
    فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
  • Hâkka  39 (Mealleri Karşılaştır): (38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
    وَمَا لَا تُبْصِرُونَ
  • Hâkka  40 (Mealleri Karşılaştır): (38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
    إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
  • Hâkka  41 (Mealleri Karşılaştır): O, bir şairin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!
    وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ
  • Hâkka  42 (Mealleri Karşılaştır): Bir kâhinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
    وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ
  • Hâkka  43 (Mealleri Karşılaştır): O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
    تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
  • Hâkka  44 (Mealleri Karşılaştır): (44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
    وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ
  • Hâkka  45 (Mealleri Karşılaştır): (44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
    لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ
  • Hâkka  46 (Mealleri Karşılaştır): Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
    ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ
  • Hâkka  47 (Mealleri Karşılaştır): Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
    فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ
  • Hâkka  48 (Mealleri Karşılaştır): Şüphesiz Kur’an, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
    وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ
  • Hâkka  49 (Mealleri Karşılaştır): Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
    وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
  • Hâkka  50 (Mealleri Karşılaştır): Şüphesiz Kur’an, kâfirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
    وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ
  • Hâkka  51 (Mealleri Karşılaştır): Şüphesiz Kur’an, gerçek kesin bilgidir.
    وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ
  • Hâkka  52 (Mealleri Karşılaştır): O hâlde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et.
    فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat