• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Muddessir  suresi ❭
  • Muddessir Suresi, Muddessir suresinin anlamı, yazılışı, Türkçe okunuşu ve sesli dinle


  • Muddessir  1 (Mealleri Karşılaştır): Ey örtünüp bürünen (Peygamber!)
    بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ
  • Muddessir  2 (Mealleri Karşılaştır): Kalk da uyar.
    قُمْ فَأَنذِرْ
  • Muddessir  3 (Mealleri Karşılaştır): Rabbini yücelt.
    وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ
  • Muddessir  4 (Mealleri Karşılaştır): Nefsini arındır.
    وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
  • Muddessir  5 (Mealleri Karşılaştır): Şirkten uzak dur.
    وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ
  • Muddessir  6 (Mealleri Karşılaştır): İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
    وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ
  • Muddessir  7 (Mealleri Karşılaştır): Rabbinin rızasına ermek için sabret.
    وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ
  • Muddessir  8 (Mealleri Karşılaştır): (8-9) Sûr’a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
    فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
  • Muddessir  9 (Mealleri Karşılaştır): (8-9) Sûr’a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
    فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ
  • Muddessir  10 (Mealleri Karşılaştır): Kâfirler için hiç kolay değildir.
    عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ
  • Muddessir  11 (Mealleri Karşılaştır): Beni, yarattığım kişiyle baş başa bırak.
    ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا
  • Muddessir  12 (Mealleri Karşılaştır): (12-13) Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
    وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًا مَّمْدُودًا
  • Muddessir  13 (Mealleri Karşılaştır): (12-13) Ona bol mal ve gözü önünde duran oğullar verdim.
    وَبَنِينَ شُهُودًا
  • Muddessir  14 (Mealleri Karşılaştır): Kendisine alabildiğine imkânlar sağladım.
    وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا
  • Muddessir  15 (Mealleri Karşılaştır): Sonra da o hırsla daha da artırmamı umar.
    ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
  • Muddessir  16 (Mealleri Karşılaştır): Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim âyetlerimize karşı inatçıdır.
    كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِءَايَٰتِنَا عَنِيدًا
  • Muddessir  17 (Mealleri Karşılaştır): Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.
    سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا
  • Muddessir  18 (Mealleri Karşılaştır): Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.
    إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
  • Muddessir  19 (Mealleri Karşılaştır): Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!
    فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
  • Muddessir  20 (Mealleri Karşılaştır): Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!
    ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
  • Muddessir  21 (Mealleri Karşılaştır): Sonra (Kur’an hakkında) derin derin düşündü.
    ثُمَّ نَظَرَ
  • Muddessir  22 (Mealleri Karşılaştır): Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
    ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
  • Muddessir  23 (Mealleri Karşılaştır): (23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: “Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir.”
    ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ
  • Muddessir  24 (Mealleri Karşılaştır): (23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: “Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir.”
    فَقَالَ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ
  • Muddessir  25 (Mealleri Karşılaştır): “Bu, ancak insan sözüdür.”
    إِنْ هَٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ
  • Muddessir  26 (Mealleri Karşılaştır): Ben onu “Sekar”a (cehenneme) sokacağım.
    سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
  • Muddessir  27 (Mealleri Karşılaştır): Sekar’ın ne olduğunu sen ne bileceksin?
    وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
  • Muddessir  28 (Mealleri Karşılaştır): Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
    لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
  • Muddessir  29 (Mealleri Karşılaştır): Derileri kavurur.
    لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ
  • Muddessir  30 (Mealleri Karşılaştır): Üzerinde on dokuz (görevli melek) vardır.
    عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
  • Muddessir  31 (Mealleri Karşılaştır): Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.
    وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَٰٓئِكَةً ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَٰنًا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ
  • Muddessir  32 (Mealleri Karşılaştır): (32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
    كَلَّا وَٱلْقَمَرِ
  • Muddessir  33 (Mealleri Karşılaştır): (32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
    وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ
  • Muddessir  34 (Mealleri Karşılaştır): (32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
    وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ
  • Muddessir  35 (Mealleri Karşılaştır): (32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
    إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ
  • Muddessir  36 (Mealleri Karşılaştır): (32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
    نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ
  • Muddessir  37 (Mealleri Karşılaştır): (32-37) Hayır, (öğüt almazlar.) Aya, çekilip gittiğinde geceye, aydınlandığında sabaha andolsun ki o (cehennem) insan için; içinizden ileri geçmek yahut geri kalmak isteyenler için uyarıcı olarak elbette en büyük bir şeydir.
    لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
  • Muddessir  38 (Mealleri Karşılaştır): Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.
    كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
  • Muddessir  39 (Mealleri Karşılaştır): Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.
    إِلَّآ أَصْحَٰبَ ٱلْيَمِينِ
  • Muddessir  40 (Mealleri Karşılaştır): (40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu?”
    فِى جَنَّٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ
  • Muddessir  41 (Mealleri Karşılaştır): (40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu?”
    عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ
  • Muddessir  42 (Mealleri Karşılaştır): (40-42) Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu?”
    مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ
  • Muddessir  43 (Mealleri Karşılaştır): Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.”
    قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
  • Muddessir  44 (Mealleri Karşılaştır): “Yoksula yedirmezdik.”
    وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
  • Muddessir  45 (Mealleri Karşılaştır): “Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.”
    وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ
  • Muddessir  46 (Mealleri Karşılaştır): “Ceza gününü de yalanlıyorduk.”
    وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
  • Muddessir  47 (Mealleri Karşılaştır): “Nihayet ölüm bize gelip çattı.”
    حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ
  • Muddessir  48 (Mealleri Karşılaştır): Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
    فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ
  • Muddessir  49 (Mealleri Karşılaştır): Böyle iken onlara ne oluyor da, öğütten yüz çeviriyorlar?
    فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
  • Muddessir  50 (Mealleri Karşılaştır): (50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
    كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ
  • Muddessir  51 (Mealleri Karşılaştır): (50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
    فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ
  • Muddessir  52 (Mealleri Karşılaştır): Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
    بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً
  • Muddessir  53 (Mealleri Karşılaştır): Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar.
    كَلَّا ۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْءَاخِرَةَ
  • Muddessir  54 (Mealleri Karşılaştır): Hayır, düşündükleri gibi değil! Şüphesiz bu (Kur’an) bir uyarıdır.
    كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌ
  • Muddessir  55 (Mealleri Karşılaştır): Artık kim dilerse ondan öğüt alır.
    فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
  • Muddessir  56 (Mealleri Karşılaştır): Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.
    وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel