• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Bakara  suresi ❭
  • Bakara  27❭
  • Bakara Suresi 27. Ayet Meali


    ٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ
    Ellezîne yenkudûne ahdallâhi min ba’di mîsâkıh(mîsâkıhî), ve yaktaûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yufsidûne fîl ard(ardı) ulâike humul hâsirûn(hâsirûne).
    Onlar, Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah’ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşerî ve ahlâkî bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

      Türkçesi

      Kökü

      Arapçası

    • onlar ki
    • الَّذِينَ
    • bozarlar
    • ن ق ض
    • يَنْقُضُونَ
    • (verdikleri) sözü
    • ع ه د
    • عَهْدَ
    • Allah’a
    • اللَّهِ
    • -dan
    • مِنْ
    • sonra-
    • ب ع د
    • بَعْدِ
    • söz verip bağlandıktan
    • و ث ق
    • مِيثَاقِهِ
    • ve keserler
    • ق ط ع
    • وَيَقْطَعُونَ
    • şeyi
    • مَا
    • emrettiği
    • ا م ر
    • أَمَرَ
    • Allah’ın
    • اللَّهُ
    • kendisiyle
    • بِهِ
    • أَنْ
    • birleştirmesini
    • و ص ل
    • يُوصَلَ
    • ve bozgunculuk yaparlar
    • ف س د
    • وَيُفْسِدُونَ
    • -nde
    • فِي
    • yeryüzü-
    • ا ر ض
    • الْأَرْضِ
    • işte
    • أُولَٰئِكَ
    • onlardır
    • هُمُ
    • ziyana uğrayanlar
    • خ س ر
    • الْخَاسِرُونَ
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Onlar, Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah’ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşerî ve ahlâkî bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
  • Diyanet Vakfı: Onlar öyle (fâsıklar) ki, Allah´a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah´ın, ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Onlar ki, söz verip andlastiktan sonra Allah´a verdikleri sözü bozarlar. Allah´in birlestirmesini emrettigi seyi (iman ve akrabalik baglarini) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Iste zarara ugrayanlar onlardir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): ki Allah´a kesin söz verdikten sonra bozarlar, Allah´ın riayet edilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar, hep o hüsrana düşenlerdir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Onlar ki, söz verip andlaştıktan sonra Allah´a verdikleri sözü bozarlar. Allah´ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte zarara uğrayanlar onlardır.
  • Ali Fikri Yavuz: O fâsıklar ki, Allah’ın (ezelde iman ve itaat etmelerine dair) kendilerinden aldığı sözü sağlama bağladıktan sonra, O’nun ahdini bozarlar ve Allah’ın vaslını emrettiği şeyi (yakınlık ve iman bağlarını) keserler, yeryüzünde fesat ve bozgunculuk yaparlar. İşte bunlar, (ebedî olarak cehenneme düşüp) ziyanda kalanlardır.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): ki Allahın ahdini misak ile bağlandıktan sonra bozarlar, Allahın vaslını emrettiğini kat´ederler ve yer yüzünde fesad yaparlar, işte bunlar hep o husrana düşenlerdir
  • Fizilal-il Kuran: Onlar ki, Allah´a vermiş oldukları sözü kesin bir ahit haline getirdikten sonra bozarlar, Allah´ın sürdürülmesini emretmiş olduğu ilişkileri keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.
  • Hasan Basri Çantay: O (fâsıklar) ki Allanın, (Kitablarında Muhammede îman etmeleri hakkındaki ahid (ve emr) ini onu te´kid de etdikden sonra bozarlar, Allah´ın birleştirilmesini emretdiği şey´i (hısımlık rabıtalarını, cem´iyyet birliğini, peygambere îmanda birleşmeyi) keserler, yer yüzünde bozgunculuk yaparlar. İşte onlar hüsrâne (maddî ve manevî en büyük zarara) uğrayanların ta kendileridir.
  • İbni Kesir: Allah´ın ahdini pekiştirdikten sonra bozanlar, birleştirilmesini emrettiği şeyi koparanlar, yeryüzünde fesad çıkaranlar, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: O kimseler ki Hak Teâlâ´nın ahdini tevsik (yemin ile te´kit) ettikten sonra bozarlar. Bitişmesini emretmiş olduğu şeyi kesiverirler. Yeryüzünde fesat çıkarırlar, işte hasîr olanlar onlardır.
  • Tefhim-ul Kuran: Ki (bunlar) Allah´ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah´ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır.
  • Kuran Yolu: Onlar öyle (fâsıklar) ki, Allah`a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah`ın, ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.
  • Kuran Yolu Tefsiri: Fâsık, hak yoldan sapan kimsedir. Kesin olarak verilen söz de ehl-i kitabın Tevrat ve İncil’de geleceği bildirilen âhir zaman Peygamberine iman edeceklerini söylemeleridir ki, gelince iman etmediler ve sözlerinde durmadılar. İslâm’ın çok değer verdiği akraba, komşu ve yakınlarla ilgilenip bunlara yardım etmeyi terkettiler, fitne ve fesat unsuru oldular, böylece hem dünyada hem de ahirette zarar gördüler.
  • Kuran Yolu Tefsiri:
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat