• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Tevbe  suresi ❭
  • Tevbe  106❭
  • Tevbe Suresi 106. Ayet Meali


    وَءَاخَرُونَ مُرْجَوْنَ لِأَمْرِ ٱللَّهِ إِمَّا يُعَذِّبُهُمْ وَإِمَّا يَتُوبُ عَلَيْهِمْ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
    Ve âharûne murcevne li emrillâhi immâ yuazzibuhum ve immâ yetûbu aleyhim, vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).
    (Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah’ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

      Türkçesi

      Kökü

      Arapçası

    • ve başkaları da var ki
    • ا خ ر
    • وَاخَرُونَ
    • bırakılmışlardır
    • ر ج و
    • مُرْجَوْنَ
    • emrine
    • ا م ر
    • لِأَمْرِ
    • Allah’ın
    • اللَّهِ
    • ya
    • إِمَّا
    • onlara azabeder
    • ع ذ ب
    • يُعَذِّبُهُمْ
    • ya da
    • وَإِمَّا
    • affeder
    • ت و ب
    • يَتُوبُ
    • onları
    • عَلَيْهِمْ
    • Allah
    • وَاللَّهُ
    • bilendir
    • ع ل م
    • عَلِيمٌ
    • hüküm ve hikmet sahibidir
    • ح ك م
    • حَكِيمٌ
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: (Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah’ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
  • Diyanet Vakfı: (Sefere katılmayanlardan) diğer bir gurup da Allah´ın emrine bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. Allah çok bilendir, hikmet sahibidir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Savasa katilmayanlardan diger bir kisminin affi da Allah´in emrini beklemek için geri birakilmistir. Ya kendilerini cezalandirir ya da tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir, hakîmdir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Diğer bir kısmı da Allah´ın iradesine bırakılmışlardır; ya onlara azap eder veya tevbelerini kabul buyurur. Allah, herşeyi bilendir, hikmet sahibidir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Savaşa katılmayanlardan diğer bir kısmının affı da Allah´ın emrini beklemek için geri bırakılmıştır. Ya kendilerini cezalandırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir, hakîmdir.
  • Ali Fikri Yavuz: O savaştan geri kalan diğer bir kısmı da, Allah’ın kaderi icabı tevbe etmekte gecikmişlerdi. Eğer günahlarında ısrar edip tevbe etmezlerse, Allah onlara azab eder; yok tevbekâr olursa, tevbelerini kabul eder. Allah, Alîm’dir, Hakîm’dir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Diğer bir takımı da Allahın emrine geri bırakılmışlardır, ya kendilerini tazib eder veya tevbelerini kabul buyurur, Allah alîmdir, hakîmdir
  • Fizilal-il Kuran: Savaşa katılmayanların bir başka bölümü daha var ki, onların işleri doğrudan doğruya Allah´ın iradesine kalmıştır. O, onları ya azaba çarptırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah her şeyi bilir ve her yaptığı yerindedir.
  • Hasan Basri Çantay: (Savaşa gitmeyenlerden) diğer bir takımı da Allahın emrine (intizaren) gecikdirilmişlerdir. O, bunları ya azaba uğratacak, yahud tevbelerini kabul edecekdir. Allah (onların hallerini) çok iyi bilen, (her şey´i) tam bir hikmetle yapandır.
  • İbni Kesir: Diğer bir kısmı da Allah´ın emrine bırakılmışlardır; ya onlara azab eder veya tevbelerini kabul eder. Allah; Alim´dir, Hakim´dir.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Ve diğer birtakımı da Allah Teâlâ´nın emri için tehir edilmişlerdir. Ya onları muazzep kılacak veya onların tevbelerini kabul buyuracaktır. Ve Allah Teâlâ alîmdir, hakîmdir.
  • Tefhim-ul Kuran: Diğer bir kısmı da, Allah´ın emri için ertelenmişlerdir. O, bunları, ya azablandıracak veya tevbelerini kabul edecektir. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
  • Kuran Yolu: (Sefere katılmayanlardan) diğer bir gurup da Allah`ın emrine bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. Allah çok bilendir, hikmet sahibidir.  
  • Kuran Yolu Tefsiri: Allah Teâlâ savaştan geri kalanları üç guruba ayırdı:

    1 - Münafıklığı kendilerine huy edinenler.

    2 - Günahlarını itiraf ettikten sonra tevbe edip üzüntülerini açıklayan ve bu uğurda mallarını feda edenler.

    3 - Ne itiraf, ne de tevbe edenlerdir ki bunlar hakkında 118. âyet nâzil olmuştur.

    Medine’de İslâm’dan önce Ebu Âmir isminde birisi hıristiyan papazı olmuş ve Resûlullah’ın peygamberliğine haset ederek Uhud ve Huneyn’de ona karşı savaşmıştı. Bu adam müşriklerin mağlubiyeti üzerine ümit keserek Şam’a kaçtı. Oradan münafıklara, «Elinizden geldiği kadar silahlanın, hazırlanın ve benim için bir mabet yapın. Ben Rum Kayseri’ne gidiyorum, oradan büyük bir ordu ile gelip Muhammed ve arkadaşlarını sürüp çıkaracağım» diye haber gönderdi. Münafıklar da Kuba Mescidi’nin cemaatini bölmek, müminler arasına nifak sokmak ve adı geçen papaza bir mabet hazırlamak maksadıyla bir mescit yaptılar. Resûlullah Tebük seferinden dönünce, yaptıkları mescitte namaz kılması için onu dâvet ettiler. Resûlullah dâveti kabul edip gitmeye hazırlanırken bu âyet indi.

  • Kuran Yolu Tefsiri:
  • Sistemli Evden Eve Taşımacılık

    Taşınmayı Çile Olmaktan Çıkarıyoruz.

    antepevdenevetasimacilik.com
    Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat