• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Kalem  suresi ❭
  • İbni Kesir ❭
  • Kalem  suresi ❭
  • Kalem  Suresi Türkçe Meali


  • Kalem  1: Nun. Kaleme ve onunla yazılanlara andolsun ki;
  • Kalem  2: Sen, nimeti sayesinde bir deli değilsin.
  • Kalem  3: Doğrusu senin için tükenmeyen bir mükafat vardır.
  • Kalem  4: Muhakkak ki sen; büyük bir ahlak üzerindesin
  • Kalem  5: Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
  • Kalem  6: Hanginizin aklından zoru olduğunu.
  • Kalem  7: Muhakkak ki senin Rabbın; kendi yolundan sapanları çok iyi bilir. Ve O, hidayete erevleri de en iyi bilendir.
  • Kalem  8: Öyleyse sen; yalanlayanlara uyma.
  • Kalem  9: Onlar isterler ki; sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.
  • Kalem  10: Sen; yemin edip duran, izzet-i nefsi bulunmayana uyma.
  • Kalem  11: Daima ayıplayan ve laf getirip götürene.
  • Kalem  12: Durmadan hayra engel olana, haddi aşana, çok günahkara.
  • Kalem  13: Kaba, haşin ve bunlardan başka da kulağı kesik olana,
  • Kalem  14: Mal ve oğullar sahibi olmuş diye.
  • Kalem  15: Ayetlerimiz ona okunduğu zaman; öncekilerin masalları, der.
  • Kalem  16: Biz, onun burnunu yakında yere sürteceğiz.
  • Kalem  17: Biz; vaktiyle o bahçe sahiplerini denediğimiz gibi bunları da denedik. Hani sabah olunca; onu mutlaka devşireceklerine ve biçeceklerine yemin etmişlerdi.
  • Kalem  18: Bir istisna da yapmıyorlardı.
  • Kalem  19: Ama onlar, daha uykuda iken; Rabbının katından gönderilen bir salgın onu sardı da,
  • Kalem  20: O, kupkuru kesildi.
  • Kalem  21: Sabah erken birbirlerine seslendiler;
  • Kalem  22: Mahsullerinizi devşirecekseniz erkence çıkın, diye.
  • Kalem  23: Ve gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
  • Kalem  24: Sakın bugün hiç bir yoksul çıkmasın karşınıza ve oraya girmesin, diye.
  • Kalem  25: Güçleri yetermiş gibi erkenden gittiler.
  • Kalem  26: Onu gördüklerinde dediler ki: Herhalde biz yanlış geldik.
  • Kalem  27: Hayır, belki de biz mahrum bırakıldık.
  • Kalem  28: Ortancaları dedi ki: Ben size demedim mi? Tesbih etmeli değil miydiniz?
  • Kalem  29: Dediler ki: Tesbih ederiz Seni Rabbımız, gerçekten biz, zalimlerden olmuşuz.
  • Kalem  30: Şimdi birbirlerini yermeye başladılar.
  • Kalem  31: Dediler ki: Yazıklar olsun bize, doğrusu biz; azgınlardanmışız.
  • Kalem  32: Belki Rabbımız bize bundan daha iyisini verir. Doğrusu biz; artık Rabbımızdan dilemekteyiz.
  • Kalem  33: Azab işte böyledir. Fakat ahiret azabı elbet daha büyüktür. Keşki bilmiş olsalardı.
  • Kalem  34: Muhakkak ki müttakiler için, Rabbları katında Naim cennetleri vardır.
  • Kalem  35: Biz; müslümanları suçlular gibi tutar mıyız hiç?
  • Kalem  36: Ne oluyor size, nasıl hükmediyorsunuz?
  • Kalem  37: Yoksa size mahsus bir kitab var da ondan mı okuyorsunuz?
  • Kalem  38: Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
  • Kalem  39: Yoksa kıyamet gününe kadar sürüp gidecek ahidler mi var aleyhimizde? Muhakkak ki hükmettikleriniz sizin olacaktır.
  • Kalem  40: Sor onlara; hangisi bunu üzerine alacak?
  • Kalem  41: Yoksa onların ortakları mı var? Öyleyse ortaklarını da getirsinler. Eğer sadıklardan iseler.
  • Kalem  42: O gün; baldırlar açılır ve secdeye çağrılırlar. Ama buna güç yetiremezler.
  • Kalem  43: Gözleri dönmüş olarak, yğzlerini zillet bürür. Halbuki kendileri sapa* sağlam oldukları vakit secdeye çağırılmışlardı.
  • Kalem  44: Bu sözü yalanlayanları Bana bırak. Biz; onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.
  • Kalem  45: Ben; onlara mühlet veriyorum. Benim tuzağım muhakkak sağlamdır.
  • Kalem  46: Yoksa sen, onlardan bir ücret istiyorsun da ağır bir borç altında mı kalmışlardır?
  • Kalem  47: Yoksa gayb kendilerinin katında mıdır da ondan yazıyorlar?
  • Kalem  48: Sen; Rabbının hükmüne sabret ve balık sahibi gibi olma. Hani o; gamla dolu olarak, Rabbına seslenmişti.
  • Kalem  49: Rabbının katında ona bir nimet erişmiş olmasaydı; mutlaka o, kınanmış olarak çıplak bir yere atılacaktı.
  • Kalem  50: Rabbı, onu seçti de salihlerden kıldı.
  • Kalem  51: Doğrusu o küfredenler, zikri işittiklerinde, az kalsın seni gözleriyle yiyeceklerdi. Ve o, mutlaka bir delidir, diyorlardı.
  • Kalem  52: Halbuki o, alemler için öğütten başka bir şey değildir.
  • Gaziantep Evden Eve Taşımacılık

    Sistemli Taşımacılık

    antepevdenevetasimacilik.com
    Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat