• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Duhan suresi ❭
  • Tefhim-ul Kuran ❭
  • Duhan suresi ❭
  • Duhan Suresi Türkçe Meali


  • Duhan 1: Hâ, Mîm.
  • Duhan 2: Apaçık olan Kitaba andolsun;
  • Duhan 3: Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik, gerçekten biz uyarıp korkutanlarız.
  • Duhan 4: Ki onda (O gecede) her hikmetli iş ayrılır,
  • Duhan 5: Katımızdan bir emir ile; doğrusu biz, (insanlara elçi) gönderenleriz,
  • Duhan 6: Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O, işitendir, bilendir.
  • Duhan 7: Eğer kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Allah), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir.
  • Duhan 8: O´ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbinizdir ve geçmiş atalarınızın da Rabbidir.
  • Duhan 9: Hayır, onlar şüphe içindedirler; oynayıp oyalanıyorlar.
  • Duhan 10: Öyleyse sen, göğün açıkça bir duman getireceği günü gözle;
  • Duhan 11: (Bu duman) İnsanları sarıp kuşatıverir. İşte bu, acıklı bir azabtır.
  • Duhan 12: «Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz.»
  • Duhan 13: Onlar için öğüt alıp düşünmek nerede? Onlara, açıklayan bir peygamber gelmişti.
  • Duhan 14: Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: «(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir.»
  • Duhan 15: Biz sizden bu azabı biraz açıp gidereceğiz; (ama yine) dönecek olanlarsınız siz.
  • Duhan 16: Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette biz intikam alacağız.
  • Duhan 17: Andolsun, biz kendilerinden önce, Firavun´un kavmini de denemeden geçirdik ve onlara kerîm bir peygamber gelmişti:
  • Duhan 18: Dedi ki: «Allah´ın kullarını bana teslim edin; gerçekten ben sizin için güvenilir bir peygamberim.»
  • Duhan 19: «Allah´a karşı büyüklenmeyin; hiç şüphesiz ben size apaçık, bir delil getirmekteyim.»
  • Duhan 20: «Ve doğrusu ben, sizin beni taşa tutmanızdan benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan (Allah)a sığındım.»
  • Duhan 21: «Eğer siz bana iman etmiyorsanız, bu durumda benden kopup ayrılın.»
  • Duhan 22: Sonunda Rabbine: «Gerçekten bunlar, suçlu günahkâr bir kavimdirler» diye dua etti.
  • Duhan 23: (Allah da:) «Öyleyse, kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, muhakkak takip edilmiş olacaksınız.» (diye duasını kabul edip cevap verdi) .
  • Duhan 24: «Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü onlar, suda boğulacak bir ordudur.»
  • Duhan 25: Onlar nice bahçeler ve pınarlar terketmişlerdi;
  • Duhan 26: (Nice) Ekinler, güzel konaklar.
  • Duhan 27: Ve kendilerinde ´sevinç ve mutluluk içinde´ yaşadıkları nimetler.
  • Duhan 28: İşte böyle; biz bunları başka bir kavime miras olarak verdik.
  • Duhan 29: Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar (azabı) ertelenenler de olmadı.
  • Duhan 30: Andolsun, biz İsrailoğullarını o alçaltıcı azabtan kurtardık,
  • Duhan 31: Firavun´dan. Çünkü o, ölçüyü taşıran bir mütekebbirdi.
  • Duhan 32: Andolsun, biz onları bir ilim üzere alemlere karşı üstün kıldık.
  • Duhan 33: Ve onlara, her birinde açık birer imtihan bulunan ayetler verdik.
  • Duhan 34: Herhalde bunlar da diyorlar ki:
  • Duhan 35: «(Bütün her şey) Bizim yalnızca ilk ölümümüzdür; biz yeniden diriltilip kaldırılacak değiliz.»
  • Duhan 36: «Eğer (bu söylediklerinizde) doğru sözlüyseniz, şu halde atalarımızı getirin bakalım.»
  • Duhan 37: Onlar mı hayırlı, yoksa Tübba´ kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları yıkıma uğrattık. Çünkü onlar, suçlu günahkârdı.
  • Duhan 38: Biz, bir ´oyun ve oyalanma konusu´ olsun diye gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık;
  • Duhan 39: Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler.
  • Duhan 40: Şüphesiz o (hakkı batıldan, haklıyı haksızdan) ayırma günü, onların hepsinin (hesaba çekilecekleri) vakitleridir;
  • Duhan 41: O gün, bir dost, dosttan herhangi bir şeyle yarar sağlayamaz. Ve onlara yardım da edilmez.
  • Duhan 42: Ancak Allah´ın rahmet ettiği başka. Hiç şüphesiz O, üstün ve güçlü olandır, esirgeyendir.
  • Duhan 43: Doğrusu, o zakkum ağacı;
  • Duhan 44: Günahkâr olanın yemeğidir.
  • Duhan 45: Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
  • Duhan 46: Kaynar suyun kaynaması gibi.
  • Duhan 47: «Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin;»
  • Duhan 48: «Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün;»
  • Duhan 49: «(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun.»
  • Duhan 50: «Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapılmakta olduğunuz şeydir.»
  • Duhan 51: Muttakilere gelince; muhakkak onlar, güvenli bir makamdadırlar.
  • Duhan 52: Cennetlerde ve pınarlarda,
  • Duhan 53: Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı olarak (otururlar).
  • Duhan 54: İşte böyle; ve biz onları simsiyah iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
  • Duhan 55: Orada, güvenlik içinde her türlü meyveyi istemektedirler;
  • Duhan 56: Orada, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur;
  • Duhan 57: Senin Rabbinden bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük ´mutluluk ve kurtuluş´ budur.
  • Duhan 58: Belki onlar öğüt alıp düşünürler diye, biz onu (Kur´an´ı), senin dilinle kolaylaştırdık.
  • Duhan 59: Öyleyse sen gözleyip bekle; gerçekten onlar da gözleyip beklemekte olanlardır.
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat