• Anasayfa ❭
  • Kuran Meali ❭
  • Kamer  suresi ❭
  • Tefhim-ul Kuran ❭
  • Kamer  suresi ❭
  • Kamer  Suresi Türkçe Meali


  • Kamer  1: Kıyamet saati yakınlaştı ve ay da yarıldı.
  • Kamer  2: Onlar bir ayet (mucize) görseler, sırt çevirirler ve: «(Bu,) Süregelen bir büyüdür» derler.
  • Kamer  3: Yalanladılar ve kendi heva (istek ve tutku)larına uydular; oysa her iş sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır.
  • Kamer  4: Andolsun, onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) caydırıp vazgeçirtecek nice haberler geldi.
  • Kamer  5: (Ki her biri) Doruğunda, olgunlaşmış hikmettir. Fakat uyarıp korkutmalar bir yarar sağlamıyor.
  • Kamer  6: Öyleyse sen onlardan yüz çevir; o çağrıcının ´ne tanınmış, ne görülmüş´ bir şeye çağıracağı gün.
  • Kamer  7: Gözler ´zillet ve dehşetten düşmüş olarak´, sanki ´etrafa serpilen´ çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
  • Kamer  8: Boyunlarını çağırana doğru uzatmış olarak koşarlarken, kâfirler derler ki: «Bu, zorlu bir gün.»
  • Kamer  9: Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı. Böylece kulumuz (Nuh)´u yalanladılar ve: «Delidir» dediler. O baskı altına alınıp engellenmişti.
  • Kamer  10: Sonunda Rabbine dua etti: «Gerçekten ben, yenik düşmüş durumdayım. Artık sen intikam al.»
  • Kamer  11: Biz de ´bardaktan boşanırcasına akan´ bir su ile göğün kapılarını açtık.
  • Kamer  12: Yeri de ´coşkun kaynaklar´ halinde fışkırttık. Derken su, takdir edilmiş bir işe karşı (hükmümüzü gerçekleştirmek üzere) birleşti.
  • Kamer  13: Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
  • Kamer  14: Gözlerimiz önünde akıp gitmekteydi. (Kendisine ve getirdiklerine karşı) Küfredilip nankörlük edilmiş olan (Nuh)´a bir mükafat olmak üzere.
  • Kamer  15: Andolsun, biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
  • Kamer  16: Şu halde benim azabım ve uyarıp korkutmam nasılmış?
  • Kamer  17: Andolsun biz Kur´an´ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
  • Kamer  18: Ad (kavmi) de yalanladı. Şu halde benim azabım ve uyarıp korkutmam nasılmış?
  • Kamer  19: Biz, o uğursuz (felâket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine ´kulakları patlatan bir kasırga´ gönderdik.
  • Kamer  20: İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
  • Kamer  21: Şu halde benim azabım ve uyarıp korkutmam nasılmış?
  • Kamer  22: Andolsun biz Kur´an´ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
  • Kamer  23: Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı.
  • Kamer  24: Dediler ki: «Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir şaşkınlık (sapıklık) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz.»
  • Kamer  25: «Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o, çok yalan söyleyen kendini beğenmiş bir şımarıktır.»
  • Kamer  26: Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip öğreneceklerdir.
  • Kamer  27: Gerçek şu ki biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine gönderenleriz. Şu halde sen onları gözleyip bekle ve sabret.
  • Kamer  28: «Ve onlara, suyun kendi aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Her su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun.
  • Kamer  29: Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp ´hayvanı ayağından biçip yere devirdi.´
  • Kamer  30: Şu halde benim azabım ve uyarıp korkutmam nasılmış?
  • Kamer  31: Çünkü biz onların üzerine bir tek çığlık gönderiverdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler.
  • Kamer  32: Andolsun biz Kur´an´ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
  • Kamer  33: Lût kavmi de uyarıları yalanladı.
  • Kamer  34: Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lût ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık;
  • Kamer  35: Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz.
  • Kamer  36: Oysa andolsun, zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar, bu uyarıları kuşkuyla karşılayıp yalanlamakta direttiler.
  • Kamer  37: Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. «İşte azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.»
  • Kamer  38: Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.
  • Kamer  39: Şimdi azabımı ve uyarıp korkutmamı tadın.
  • Kamer  40: Andolsun biz Kur´an´ı zikr (ile öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
  • Kamer  41: Andolsun Firavun ailesi (ve çevresi ile kavmi)ne de uyarılar geldi.
  • Kamer  42: Onlar bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü kudretli olanın yakalama tarzıyla yakalayıverdik.
  • Kamer  43: Sizin kâfirleriniz onlardan daha hayırlı mıdır? Yoksa sizin için Kitaplarda bir beraat mi var?
  • Kamer  44: Yoksa onlar; «Biz, ´birbiriyle yardımlaşıp öcünü alan´ bir toplumuz» mu diyorlar?
  • Kamer  45: Yakında o toplum bozguna uğratılacak ve onlar arkalarını dönüp kaçakcaklardır.
  • Kamer  46: Daha doğrusu onlara va´dedilen (asıl azab) kıyamet saatidir. O, kıyamet saati, ´kurtuluşu olmayan daha korkunç bir bela´ ve daha acıdır.
  • Kamer  47: Hiç şüphesiz suçlu günahkâr olanlar, bir şaşkınlık (sapıklık) ve çılgınlık içindedirler.
  • Kamer  48: Ateşin içinde yüzükoyun sürüklenecekleri gün: «Cehennemin dokunuşunu tadın» (denecek).
  • Kamer  49: Hiç şüphesiz, biz her şeyi bir kader ile yarattık.
  • Kamer  50: Bizim emrimiz, bir göz çarpması gibi yalnızca ´bir keredir´.
  • Kamer  51: Andolsun biz sizin benzerlerinizi yıkıma uğrattık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?
  • Kamer  52: Onların işlemiş oldukları her şey kitaplarda (yazılı)dır.
  • Kamer  53: Küçük, büyük her şey satır satır (yazılı)dır.
  • Kamer  54: Hiç şüphesiz muttakiler, cennetlerde ve nehir (çevresin)dedirler.
  • Kamer  55: Oldukça kudretli, mülkünün sonu olmayan (Allah)´ın yanında doğruluk makamındadırlar.
  • Vaktin Çağrısı
    Güncel
    Dini Hayat